İSTANBUL (AA) - Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Zafer Işılak, astım hastalarında uzun süreli inflamatuvar süreçlerin damar fonksiyonlarını da etkileyerek kardiyovasküler sistem üzerinde ek bir yük oluşturabileceğini belirtti.
Hastaneden yapılan açıklamaya göre, dünya genelinde yüz milyonlarca kişiyi etkileyen astım, yalnızca solunum yollarını değil, kronik inflamatuvar süreçler yoluyla kalp ve damar sağlığını da etkileyebiliyor.
Özellikle kontrolsüz astımda kardiyovasküler riskler artabilirken, astım hastalarında ritim bozuklukları ve damar fonksiyonlarında bozulmalar görülebiliyor.
Kronik inflamasyonun yanı sıra tekrarlayan ataklar sırasında ortaya çıkan oksijen seviyesindeki düşüşler, kalp kasının çalışma düzenini etkileyebiliyor. Buna ek olarak atak dönemlerinde artan kalp hızı ve sempatik sinir sistemi aktivasyonu, kardiyak yükü artıran faktörler arasında yer alıyor.
Uzun süreli hastalık yönetiminde kullanılan bazı tedavi yaklaşımlarının dolaylı etkileri de kardiyovasküler sistem açısından dikkate alınması gereken unsurlar arasında bulunuyor. Bu nedenle astım hastalarının yalnızca solunum semptomları açısından değil, kalp ve damar sağlığı açısından da düzenli olarak değerlendirilmesi önem taşıyor.
Astımın yönetiminde güncel yaklaşım, yalnızca solunum yollarına odaklanmak yerine hastalığın tüm sistemler üzerindeki etkilerini dikkate alan bütüncül bir değerlendirmeyi içeriyor.
Kardiyovasküler risk faktörlerinin varlığı söz konusu yaklaşımın daha da önem kazanmasına neden olurken, güncel literatür, astımın yalnızca inflamatuvar bir solunum yolu hastalığı değil, aynı zamanda sistemik etkileri olan kompleks bir klinik durum olduğunu daha net ortaya koyuyor.
Bu bağlamda, özellikle orta yaş ve üzeri hastalarda kardiyovasküler risk skorlamalarının rutin izleme entegre edilmesi, erken dönem damar hasarının saptanması açısından kritik önem taşıyor.
Ayrıca biyobelirteçler, ileri görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının kullanımı, astım hastalarında hem solunumsal hem de kardiyovasküler sonuçların iyileştirilmesine katkı sağlayabiliyor. Bu nedenle multidisipliner takip, gelecekte astım yönetiminin temel bileşenlerinden biri olmaya aday olarak gösteriliyor.
- "Astımda temel hedef yalnızca semptom kontrolü değil"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Zafer Işılak, astımda temel hedefin yalnızca semptom kontrolü olmadığının altını çizdi.
Işılak, "Aynı zamanda hastanın genel sağlık durumu, özellikle kardiyovasküler risk profili de dikkate alınmalıdır. Bu nedenle düzenli takip ve bütüncül değerlendirme, hastalığın yönetiminde önemli bir yer tutmaktadır." ifadelerini kullandı.
Kontrolsüz astım olgularında, atak dönemlerinde ortaya çıkan oksijen dalgalanmalarının ve artmış stres yanıtının kalp üzerinde baskı oluşturabildiğini vurgulayan Işılak, bu nedenle astımın yalnızca pulmoner bir hastalık olarak değil, bütüncül bir sistem hastalığı olarak değerlendirilmesinin önem arz ettiğini kaydetti.

Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…