İsrail'in uluslararası sularda hukuk dışı şekilde alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu'na katılan aktivistler için Ankara'da bir karşılama programı düzenlendi. İHH İnsani Yardım Vakfı'nda düzenlenen programda aktivistler, İsrail'in filoya saldırısını ve sonrasında yaşadıklarını paylaştı.

Aktivistlerden Miraç Üstün, filonun Antalya'dan hareketinden sonra İsrail savaş gemilerinin yaklaşık 40 saatlik bir operasyon başlattığını söyledi. Üstün, yardım taşıyan insanlara karşı şiddet ve güç uygulandığını belirterek, "Çeşitli şiddetlere, hakaretlere, inanılmaz derecede işkencelere maruz kalan kardeşlerimiz oldu." dedi. Gazze'ye yardım girişini zorlaştıran İsrail'in, kendilerine yönelik müdahalelerinin Gazze'deki durumun yanında esamesi okunmasa da, bu müdahaleler sayesinde Gazze'ye daha fazla yardım girecekse feda olsun diyerek sözlerini tamamladı.

Hüseyin Talha Yaman, günlerce susuz ve aç kaldıklarını ancak Allah'ın kendilerini tok ve diri tuttuğunu ifade etti. Yaman, İsrail askerlerinin kendilerini yere bastırırken ellerinin titrediğini hissettiğini ve askerlerin kendilerinden korktuğunu dile getirdi.

İhsan Yıldız, zulümler, tacizler ve işkenceler gördüklerini ancak bu zorluklar karşısında İsrail'in Filistinli bir çocuğa veya idam edilmek üzere olan bir Filistinliye nasıl davrandığını anlamaya çalıştıklarını belirtti. Yıldız, insanlık için bir araya gelmiş farklı milletlerden insanlarla birlikte mücadele etmenin önemine değindi.

Yıldız, İsrail'in ancak güçten anlayacağını vurgulayarak, devletin çifte vatandaşlık ve İsrail'deki olayları elemesi gerektiğini söyledi. Bir İsrail mahkemesinde avukatsız ve dil bilmeden yargılanırken Türkçe bilen birinin kendilerine, "Sizin gibi Türk kardeşlerimi yargıladığım için utanıyorum, size yazıklar olsun." dediğini aktardı.

Zeynel Abidin Özkan, İsrail'in filodaki her gemiye müdahale ettiğini ve karma bir topluluğa askeri bir operasyonla müdahale edildiğini anlattı. Özkan, hiçbirini ayırt etmeden aşağıladıklarını, gözaltına aldıklarını, gemilerine el koyduklarını ve darbedip elektroşok verdiklerini belirtti. Döndüklerinde 60'a yakın yaralıları olduğunu ve bu müdahalenin 48 saat sürdüğünü kaydetti. Özkan, dünya genelinde Gazze'deki katliamı ve İsrail'in mutlak kötülüğünü durduracak bir sistemin henüz üretilemediğini söyledi.

Özkan, 50 ülkeden insan olmasına rağmen Türkiye'nin uçaklarını gördüklerinde rahatladıklarını ve bu durumun sadece kendileri için değil, pasaportu ne olursa olsun herkes için geçerli olduğunu ifade etti. Kendi ülkelerinin insanları tarafından karşılandıklarında başlarına ne geleceğini bilmeyen yabancı aktivistlerin, Türkiye'nin varlığıyla ferahladığını belirtti. Özkan, Müslüman olmayanların da aralarında bulunduğu bu grubun antisiyonist ve mücadelenin bir parçası olduğunu vurguladı.

Tunç Yılmaz, yaşananların oradaki mazlum insanların yaşadıklarının yanında katresi bile olmadığını belirterek, kendilerinin görevlerini yapmaya çalıştıklarını söyledi.

Metehan Sarı, Filistin meselesinin yeterince sahiplenilmediğini ve özellikle sosyal medya ile medya alanında daha güçlü bulunmaları gerektiğini ifade etti.