T.C. Berlin Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen Kurban Bayramı etkinliğinde tam bir birlik ve dayanışma sergilendi.
Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen Kurban Bayramı etkinliğinde tam bir birliktelik ve dayanışma sergilenirken, geleneklerin sürdürülmesi, Türk dili ve kültürünün korunması çağrısında da bulunuldu.

T.C. Berlin Başkonsolosluğu tarafından dün öğleden sonra resmi konutta düzenlenen bayramlaşma etkinliğinde Berlin Türk toplumunun farklı kesimleri bir araya geldi. Başkonsolos İlker Okan Şanlı’nın ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe Türkiye’nin Almanya Büyükelçisi Gökhan Turan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Temsilcisi Emine Andız Ertürk, Berlin’de faaliyet gösteren çok sayıda dernek ve vakfın yöneticileri, iş insanları, akademisyenler, sanatçılar, basın mensupları ve vatandaşlar katıldı. Resmi konutun bahçesinde gerçekleştirilen programda katılımcılar bayramlaşırken, Türk toplumunun Almanya’daki geleceği, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve kültürel kimliğin korunması konularında görüş alışverişinde bulunuldu.

Güçlü bir dayanışma kültürü
Etkinliğin açılışında katılımcıları selamlayan Başkonsolos İlker Okan Şanlı, Kurban Bayramı’nın Türk kültüründeki anlamını vurguladı. “Bayramlarımız alelade birer takvim yaprağından çok daha ötedir. Kültürümüzde çok özel bir yere sahiptir. Adeta sevgiye, barışa, dostluğa, kardeşliğe ve birlik beraberliğe açılan kapılardır” diyen Şanlı, bayramların dini yönünün yanı sıra sosyal dayanışmayı ve paylaşmayı güçlendirdiğini de dile getirdi.

Berlin’de yaşayan Türk toplumunun yıllar içerisinde güçlü bir dayanışma kültürü geliştirdiğini belirten Şanlı, özellikle Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında ortaya çıkan yardım seferberliğinin bunun en güçlü örneklerinden biri olduğunun da hatırlattı. “Asrın felaketinin ardından ortaya çıkan yardımlaşma ruhu, toplumumuzun ne kadar güçlü bir dayanışma kültürüne sahip olduğunu açıkça göstermiştir” dedi.
Başkonsolos Şanlı, Berlin Başkonsolosluğu’nun yaklaşık 150 dernek ve sivil toplum kuruluşuyla düzenli temas halinde olduğunu belirtirken, bu kuruluşların yalnız Türk toplumuna değil, aynı zamanda Berlin’e de önemli katkılar sunduğunu da vurguladı.

Başkonsolos Şanlı konuşmasında, Almanya’ya Türk işgücü göçünün göçün 65. yılına da değindi ve ilk kuşak Türklerin, göçmenlerin büyük fedakârlıklarla Almanya’da yeni bir hayat kurduğunu hatırlatan Şanlı, “Büyük umutlarla memleketlerinden ayrılan ve tamamen yabancı oldukları bir ülkede yeni bir hayat kuran öncü neslimizin emeklerini her zaman saygıyla anmalıyız. Bugün hepimizin gurur duyduğu başarıların temelinde onların sabrı ve alın teri vardır” dedi.

Geleneklerimizi yeni nesillere aktaralım
Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan da konuşmasında, bu tür buluşmaların yalnızca bayramlaşma amacı taşımadığını, aynı zamanda Türk toplumunun birlik ve beraberliğini güçlendirdiğini dile getirdi. Daha önceki konuşmalarında da sık sık dayanışma kültürünün önemine dikkat çektiğini belirten Turan, Almanya’da yaşatılan milli ve dini geleneklerin yeni nesillere aktarılması açısından bu tür etkinliklerin büyük önem taşıdığının da altını çizdi.

“Türkiye’deki adetleri, gelenekleri, milli ve dini değerleri burada yaşatmamızın amacı bunları sürekli hatırlamak ve çocuklarımıza aktarmaktır. Bu etkinliklerin devam etmesi toplumumuz açısından son derece değerlidir” dedi. Büyükelçi Turan, “Bu etkinlikleri sadece kendi kaynaklarımızla yapmıyoruz. Sizlerin manevi desteğini her zaman hissediyoruz. Bunun yanında farklı şekillerde verilen katkılar da bu birlikteliklerin sürdürülmesini sağlıyor” derken, tüm vatandaşlarımıza teşekkür etti.

Büyükelçi Turan, Berlin’deki Türk toplumunun sahip olduğu potansiyele dikkat çekerken, “Birlikte etkinlikler yapalım, daha kalabalık ve daha güçlü görünelim istiyoruz. Zaten güçlüyüz. Sadece Berlin’de yaklaşık 300 bin vatandaşımız yaşıyor. Bu potansiyeli daha görünür hale getirmemiz gerekiyor” açıklamasında da bulundu. Türk toplumunun bugün Almanya’nın ekonomik ve sosyal hayatının önemli bir parçası haline geldiğini belirtirken, Alman toplumuyla uyum içerisinde yaşayarak ülkenin kalkınmasına ve çok kültürlü yapısına önemli katkılar sunduğunu da dile getirdi.

Ayrıca “Türk toplumunun eğitimde, bilimde, sanatta, ticarette ve hayatın her alanında ortaya koyduğu başarılar Türkiye ile Almanya arasındaki dostluk köprüsünü daha da güçlendiriyor” görüşünü de vurguladı.
Türkçe’nin, kültürün ve inancın korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu belirten Turan, bayramların sunduğu paylaşma ve yardımlaşma kültürünün gençlere aktarılması çağrısında bulundu ve “Çocuklarımızın ve gençlerimizin kendi kimlikleriyle barışık, donanımlı ve özgüvenli bireyler olarak yetişmeleri hepimizin ortak hedefi olmalıdır” dedi.






Kommentare
…Kommentare werden geladen…