Demokrasinin olmazsa olmazı seçimlerdir. Fakat ülkemizde olsa da olur olmasa da!

“Demokrasi Halkın egemenliğidir “diye öğrettiler çocukluk yıllarımızda. Peki siz egemenlerin ezildiği bir sistem duydunuz mu?

Gençlik yıllarında seçmen olmuş fakat bozulan ekonomik düzende işsiz gezen bir kişi egemen sınıf olabilir mi?

Yüksek mazot ve gübre fiyatları altında ezilen çiftçiler midir egemen sınıf.

Yoksulluk sınırı altındaki emeklileri egemen olarak görebilir misiniz?

Kısacası Türk seçmeni için “demokrasinin egemen gücü” ifadesi bir anlam taşımıyor.

Eğitim seviyesi düşük bir toplumun demokrasiyi ne kadar hak ettiğimde ayrı bir araştırma konusudur.

Sınava girip ehliyet almanın şartları bile ülkeyi yönetenleri seçme şartlarından daha ağır;

Ehliyet almak için en az ilkokul mezunu olacaksınız, sağlık raporunuz olacak, adli sicil kaydı bazı haller dışında temiz olacak. Bir kursa kayıt olup eğitim alacaksınız…

Peki seçmen olmak için hangi şartlar var?

Hükümetin yanlış yönetimine suç ortağı olmak için sizden ne bekleniyor.

Hiçbir şey!

“18 yaşını doldurmuş ve yurt dışı seçmen kütüğünde kaydı bulunan her Türk vatandaşı”

Sonra mı? Seçim ve halkın egemenliği aldatmacası…

Son 20 yıla bakın, değişen ne var? Aynı düzen, aynı hükümet ve aynı muhalefet.

Hükümete katılan “dönek” siyasetçiler, destekleyen “dönek” muhalefet. Fikrinden dönene anlamında “dönek “lafını kullandığım kayıtlara geçsin.

Son yirmi yılda döneklik etmeyen tek kesim seçmen dağılımıdır.

Kime oy veriyorsa, başarılı ya da başarısız olduğuna bakmadan vermeye devam ediyor.

Bu böyle gitmez, giderse de ülkenin çökmesi kaçınılmazdır.

Çıkıpta ortalık yerde doğruları söyleyemiyorsan, haksızlıkları haykıramıyorsan susmakla bu iş olmaz.

Direneceksin.

Sessizce direneceksin.

Oy vermekle bir yere gidilmeyecekse, geçersize oy basıp tüm dünyaya haykıracaksın olanları.

%70 geçersiz oy çıksa sandıktan, işte halk o zaman egemen olacak.

Geçersize oy verirsek filan parti kazanır demekten vaz geçin artık.

Siyasetin kendine bir çeki düzen vermesi için çıkıpta doğruları konuşamıyorsanız, geçersiz oylarla sesinizi duyurabilirsiniz.

Tamam sizde haklısınız yapılacak başka şeylerde var fakat yazılabilecek başka şey yok bu memlekette!

Bu kadar açık yazmak bile zor, doğruları söylemek yanlışları eleştirmek zor. Hele hele bilerek susmak daha da zor.

Sendikaların sustuğu bir ülkede, biz kimiz ki konuşalım. Muhalefetin ses çıkartamadığı bir yer burası. Emekli üç kuruş maaşa sürünüyor diyorum, gençlik işsiz diyorum, işçi eziliyor diyorum fakat benden de bu kadar.

Yine seçim yolunda, yeniden eskilerle kurtuluş peşinde olacağımıza bu seçimlerde “OYUMUZ GEÇERSİZSE, VERELİM GEÇERSİZE “sloganı ile ilerleyelim. Kalın sağlıcakla!