Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, Fransa'nın başkenti Paris'te Osmanlı Hanedanı mensuplarıyla bir araya geldi. Eren, Paris Yunus Emre Enstitüsünde (YEE) düzenlenen etkinlikte, 5. Murad'ın torununun torunu Şehzade Osman Selahaddin Osmanoğlu ile bir söyleşi gerçekleştirdi.
Eren, etkinlikte yaptığı konuşmada, "Bugün hem duygu dolu hem de anlamlı bir günü beraber geçirdik" ifadesini kullandı. TİKA'nın dünyanın farklı ülkelerindeki ecdat yadigarı tarihi eserlere sahip çıktığını belirten Eren, camiler, medreseler ve hamamlar gibi onlarca eseri restore ettiklerini söyledi. Galiçya, Malta, Suriye, Filistin ve Güney Kore gibi dünyanın dört bir yanında Türk şehitlerinin bulunduğunu vurgulayan Eren, onların da hatırasını yaşatmaya gayret ettiklerini dile getirdi.
Eren, Türk İslam tarihinde iz bırakmış bilginlerin, kanaat önderlerinin, münevverlerin, siyasetçilerin, devlet adamlarının, gönül dostlarının ve sahabelerin kabirlerini restore ettiklerini anlattı. Fransa'da Bobigny Müslüman Mezarlığı'nda medfun bulunan Sultan 5. Murad'ın torunlarından Adile Sultan ve Osman Fuad Efendi'nin mezarlarını ziyaret ettiklerini belirtti. Eren, bu mezarların Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde TİKA tarafından onarıldığını ve mezarların hanedan mensuplarına ait olarak yeniden düzenlendiğini kaydetti.
Şehzade Osman Selahaddin Osmanoğlu'nun destekleriyle TİKA'nın bu iki mezarı yaptırdığını ve kendilerine teşekkür ettiklerini söyleyen Eren, TİKA'nın daha önce de Sultan 2. Abdülhamid'in evlatları Şehzade Ahmed Nureddin Efendi ve Şehzade Abdürrahim Hayri Efendi'nin aynı mezarlıktaki kabirlerinin onarımını yaptığını hatırlattı. Eren, YEE'nin Türkçenin yurt dışında yaygınlaştırılması ve Türk kültürünün tanıtılmasına yönelik çabalarını da vurguladı.
Osmanoğlu da söyleşide, TİKA'ya hanedan mezarlıklarını düzenledikleri ve YEE'ye kendilerini ağırladıkları için teşekkür etti. Restore edilen mezarlıkları görünce çok mutlu olduğunu kaydeden Osmanoğlu, dünyada Osmanlı Hanedanı'ndan 100'den fazla kişi bulunduğunu belirtti. Anne ve babasının Fransa'da evlendiğini, İkinci Dünya Savaşı nedeniyle Mısır'a yerleştiklerini ve bu ülkeyi çok sevdiklerini anlattı. Mısır'da doğup 18 yaşına kadar yaşadığını, ardından yüksek tahsil için Londra'ya gittiğini ve Fransa'ya ara sıra geldiğini dile getiren Osmanoğlu, "Emekli olduğumda ancak Türkiye'ye gittim ve Türkiye'de ev aldım, buraya yerleştim. O zamana kadar Türkiye'ye yalnızca turist olarak giderdim" dedi.
Fransa'nın Osmanlı Hanedanı'na mensup isteyenlere pasaport verdiğini vurgulayan Osmanoğlu, kendisine verilen pasaportta tabiyet kısmında "Fransız vatandaşı" yazısının üstünün çizili olduğunu ve "Osmanlı" yazıldığını anlattı. 40 yaşına kadar Fransız pasaportu taşıdığını ancak Fransız tebaası olmadığını belirten Osmanoğlu, bu pasaportla Osmanlı olarak dünyanın dört bir yanına gittiğini kaydetti. 1974'te Türkiye'ye gitme izni çıktığını ve ardından Türk vatandaşlığını alabildiğini anlattı. Türkiye'ye geldikten sonra cuma namazlarını Osmanlı'dan kalan farklı camilerde kılmasıyla ilgili bir soruya, "160 küsur camide cuma namazı kıldım" yanıtını verdi.





Kommentare
…Kommentare werden geladen…