World Decolonization Forum kapsamında düzenlenen "Bilgiye Bağımlılıktan Ekonomik Egemenliğe: Kalkınma Modellerini Yeniden Düşünmek" oturumunda, sömürgeciliğin mirasıyla mücadele ve ekonomik büyüme yöntemleri ele alındı.
Forumun ikinci gününde gerçekleştirilen oturumda, küresel krizlerin nedenleri ve sömürgecilik mirası üzerine konuşuldu. Oturumda, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sadık Ünay moderatörlük yaptı. Eski Güney Afrika Ticaret ve Sanayi Bakanı Ebrahim Patel, Prof. Dr. Mehmet Asutay, Prof. Dr. Richard Werner, ekonomi politikçisi Ann Pettifor ve Prof. Dr. Adeel Malik konuşmacılar arasında yer aldı.
Eski Güney Afrika Ticaret ve Sanayi Bakanı Patel, apartheid döneminde Güney Afrika ekonomisinin Afrika kıtasının geri kalanından koparıldığını belirtti. Afrika ülkelerinin diğer kıtalardaki üretim merkezleri için ham madde sağlayıcısı konumunda olduğunu ifade eden Patel, demiryolu hatlarının amacının imparatorluğu desteklemek olduğunu söyledi. Patel, Afrika Kıta Serbest Ticaret Bölgesi'nin bu mirasın değiştirilmesi ve Afrika ülkelerinin birbirlerine ticari ayrıcalıklar tanıması amacıyla oluşturulduğunu açıkladı.
Prof. Dr. Mehmet Asutay, sömürgeciliğe karşı mücadelenin yalnızca kurumların isimlerini değiştirmekle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Asıl dönüşümün, kurumsal mantığın değiştirilmesiyle mümkün olacağını söyledi. Kapitalist sistemin verimlilik ve kar odaklı yapısının eşitsizlik ve yoksulluk gibi sorunlara çözüm üretemediğini belirten Asutay, sömürgeciliğin mirasıyla mücadelede bütünüyle yeni bir paradigma inşa etmenin gerekli olduğunu ifade etti. Kalkınmanın, bireylerin potansiyellerini gerçekleştirebilecekleri fırsat alanları oluşturması gerektiğini dile getiren Asutay, büyümenin de başkalarının ya da doğanın zararına olmadan, uyum içinde gerçekleşmesi gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Richard Werner, gelişmekte olan ülkelerin dış borç ve yabancı para cinsinden yükümlülükler nedeniyle ağır finansal baskı altında olduğunu belirtti. IMF ve Dünya Bankası politikalarının birçok ülkeyi emtia ihracatına dayalı bir borca sürüklediğini anlattı. Werner, ülkelerin asıl ihtiyacının yabancı sermaye değil, üretken yatırımları finanse edecek yurt içi kredi yaratımı olduğunu vurguladı. Ekonomik büyüme ve istihdamın temel kaynağının küçük ve orta ölçekli işletmeler olduğunu ifade eden Werner, bu işletmelerin rekabet gücünü koruyabilmesi için teknolojilerini yenileyebilecek finansmana ihtiyaç duyduğunu belirtti. Merkez bankalarının yalnızca enflasyonu kontrol etmekle sınırlı kalmaması, toplumun ortak refah hedefi doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini kaydetti.
Ann Pettifor, küresel finansal sistem ve sermaye piyasalarının, devletler üzerinde yeni bir sömürgeleştirme biçimi oluşturduğunu söyledi. Bu nedenle dekolonizasyon tartışmalarının, ülkelerin bu sistemden nasıl ayrışabileceği sorusuna odaklanması gerektiğini belirten Pettifor, BlackRock gibi yatırım şirketlerinin devlet denetiminin ötesinde hareket ederek ekonomik politikaları fiilen belirlediğini kaydetti. Enerji, gıda ve diğer temel ihtiyaç piyasalarının spekülatif işlemler nedeniyle hükümetlerin denetiminden çıktığını aktaran Pettifor, küresel finans sisteminin acilen "dekolonize edilmesi" gerektiğinin altını çizdi.





Kommentare
…Kommentare werden geladen…