Türkiye’nin ‘Suriyeliler sorunu’ diye bir sorunu oldu, şükür! Peki, bundan kim kazandı, kim kaybetti?

Farklı soralım: Hangi sebeple olursa olsun, bugün Türkiye içerisinde Suriyeliler üzerinden yaratılmak istenen kamplaşma kime fayda sağlayacak?

Eğer, bu çatışmadan Türkiye kazanacaksa, hepimiz hemen saf tutalım, diyeceğim. Ama, bu kamplaşmanın her iki yanında duranlar da çok net biliyorlar ki, bu çatışmadan fayda bir yana, tek zarar görecek olan bizleriz. Yani, bu toprakları yurt edinenler.

Daha en baştan söyleyeyim; kimsenin kimseyi bir yerlere göndermeye hakkı yoktur! Bu topraklar sizin vatanınız olması ile, bu topraklarda kimlerle birlikte yaşayacağınız kararı iki farklı şeylerdir. Hele ki, dünyanın en çok göç almış toprakları olan kadim Anadolu’da kimsenin kimseyi bir yerlere gönderme hakkı olamaz!

Milli özelliklerimizden birisi de hemen her konuda bir fikrimizin olmasıdır. Elbette, bu özgüvene işaret eder. Ama, temelsiz özgüvenin zarar verdiğini da unutmayalım. Yani, atalarımız ne diyor: keskin sirke küpüne zarar! İşte o nedenle, kin ve nefret yaymaya çalışan odakların emperyalizmin işbirlikçileri olduğunu aklımızdan çıkarmayalım.

Önce tespitlerimizi yapalım: