Koştuk, koşturduk, koşuşturduk. Bir ömür boyu Çoğumuz .. Vura vura, kıra kıra, döke  döke , kopara kopara.. Arkamızda daimi toz, duman, tufan.. Hayat şartları: Durmak zayıflık,  duraksamak bitiklik.. Dürtü hep daha çok; kurgu hep bana.. Bizde bastık, ezdik, kastık, kasıldık Ta ki, Toprak Ana hüngür hüngür  ağlayana, tüm canlılar (insan hariç) 'imdat' çığlıkları ile gökyüzünü uğultuncaya kadar.. Yeterince algılayamadığımız  frekansta bizim işitemediğimiz, işitmek istemediğimiz: O çığlıklar: Stop, stop, Yeter, yeter, yeter artık ! dünyanın diğer ortaklarının  feryatları .. Duyamadık, anlayamadık Çoğumuz zaten istemedi de.. Aman Allahım oda ne? Gelecek öyle sert frene bastı ki.. Sallandık, düştük, durduk. Yaşam kronotmeremiz elimizden kaydı, havaya uçtu yere vurdu,  düştü kırıldı. Şahsa özel zelzeledeyiz. Sallantı mevsimi başlıyor Artçılar korkutuyor.. Hem de bazılarımız tam da sürat almış zirveden zirveye koşarken,  kimimiz havalanıp hiç yere basmadan devamlı hava basıp uçarken, çoğumuz yaya kalanların üstünden zıplarken aniden olan oldu ve Korona Kronometreye virüs bulaştırdı. Ekran çatladı, rakamlar net görünmüyor. Geçmiş kayıtlar da  silindi Şimdi Kimse hayatta ne kadar ilerlediğini, ne kadar zıpladığını, ne kadar havalandığını, hatta yere basmadan ne kadar havada kaldığını  göremiyor. Yazık ki ne yazık! Kayıp çok yönlü.. Güzel yurdumda hava basanların havasını doğal gaza dönüştürüp yurtdışına satıp milletce zengin olacağımız günlere ramak kala.. Bu zamansız virüs! Serseri virüs Ahmak virüs Uğursuz virüs Bu bize yapılır mı? Erkeksen çık ortaya, yüzünü görelim.