UĞUR MUMCU VE PROF. DR. MUAMMER AKSOY U ANARKEN
Ha-ber.com4 yıl önce5 dk okuma0 görüntülenme
Ha-ber.comHa-ber.comGüncellendi: 25 Ocak 2022
Her yıl Almanya`da Atatürkçü Düşünce Dernekleri ve Halkçı Devrimci Federasyonu Uğur Mumcu`ları anma toplantıları düzenler. Bu yıl Berlin Atatürkçü Düşünce Derneği Uğur Mumcu ve Prof. Dr. Muammer Aksoy`u Korona nedeniyle internet üzerinden andı. Bu yayınımıza Türkiye’den Doç. Dr. Engin Ünsal`da katıldı.
İzninizle internet üzerinden yaptığımız bu toplantıdaki konuşmamı bilginize sunmak isterim.
Sevgili arkadaşlar, değerli izleyiciler,
İki gün önce Prof. Dr. Uğur Alacakaptan`ı sonsuzluğa uğurladık. Işıklar ve nurlar içinde uyusun Türkiye`nin bu saygın hukukçusu. Uğur Alacakaptan 1967 de Türkiye`de en genç yaşta profesörü olan ünlü bir hukukçumuzdu.
Uğur Alacakaptan Uğur Mumcu ile Ankara Mamak Cezaevinde aynı hücrede kalmışlardı.
Bu iki değerli hukukçu severek ve hiçbir ücret almadan 1970 de benim vatandaşlıktan çıkartılmama karşı avukatlığımı yaptılar. Vatandaşlıktan çıkartılmam, Almanya Türk Öğrenci Federasyonu başkanı ve Almanya Gençlik Hareketi liderlerinden biri olarak 1968-71 yıllarında Türkiye`deki siyası durumu eleştirmemden kaynaklanıyordu.
Türkiye ve Dünya`da geniş yankı bulan bu keyfi uygulama, Danıştay kararıyla bozuldu ve vatandaşlığımı getri aldım. 1971 askeri darbesinden sonra ikinci defa vatandaşlıktan çıkartıldım. Buna karşı davayı da kazanarak yeniden vatandaşlık hakkımı geri kazandım. Avukatlığımı severek Uğur Alacakaptan ve Uğur Mumcu yaptılar. Görüldüğü gibi bu yıllarda Türkiye`de yargı bağımsızdı ve hükümet kararlarına karşı karar verilebiliyordu.
Görüldüğü gibi Türkiye’mizin bu iki değerli hukukçusuna benim özel bir saygı ve minnet borcum var. Kendilerini büyük bir özlemle ve minnetle anıyorum.
Prof. Dr. Muammer Aksoy Türkiye`de Atatürkçü Düşünce Derneği`nin (ADD) kurulmasına öncülük eden ilk başkanıdır. Kendisi Türkiye`nin en saygın hukukçularından biriydi. Yayınları ve görüşleriyle topluma ışık tutan çok önemli bir aydınımızdı.
Prof. Dr. Muammer Aksoy, Dünya`nın en demokratik ve en ileri anayasaları arasında yer alan 1961 Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının da hazırlanmasında bulundu ve bu anayasanın Komisyon üyeliğini yaptı. Ankara Barosu Başkanlığı görevinde bulundu.
Şahsen tanıdığım Muammer Aksoy 31 Ocak 1990 tarihinde Ankara Bahçelievler’deki evinin önünde hunharca, alçakça kurşunlanarak katledildi. ADD’yi kurduktan 7 ay sonra bu hunhar cinayet işlendi. Kendisini büyük bir saygı, minnet ve şükranla anıyorum. Işıklar içinde uyu sevgili hocam.
Prof. Muammer Aksoy Uğur Mumcu`dan üç yıl önce katledildi. Uğur Mumcu cenaze töreninde Prof. Muammer Aksoy`un fotoğrafını en önde taşımıştı.
24 Ocak 1993 tarihinde, 29 yıl önce, avukatım Sevgili UĞUR MUMCU Ankara`da evinin önündeki arabasına konan bombayla alçakça ve hunharca katledildi. Sevgili avukatım Uğur Mumcu`yu büyük bir özlem, saygı ve minnetle anıyorum. Bu hunhar cinayeti işleyenleri ve bunu organize ettirenleri şiddetle lanetliyorum.
Uğur Mumcu yaşamı boyunca, bizlere ışık tutan ve yol gösteren yazıları ve konuşmalarıyla, Türkiye`de demokrasi, hukuk devleti ve laikliğin çağdaş düzeyde yaşama geçirilmişi için kararlılıkla çalıştı ve uğraş verdi. Mumcu çoğu kişinin üzerine gitmeye cesaret edemediği konuları kararlılıkla ve köklerine inerek inceleyen çok değerli bir yazarımızdı.
29 yayınından birkaç önek vereyim:
Uğur MUMCU: Cumhuriyet Gazetesindeki, 7 Ocak 1993 tarihli son yazısında MOSSAD ve Barzani ilişkisini değerlendiriyor. Uğur Mumcu tüm diğer yazılarında da olduğu gibi bu konuyu da belgeleriyle kanıtlıyor. Bu önemli yazısından birkaç satırını aynen aktarmak isterim:
Yanılmıyorsam Ekim 1992 de Viyana`da bir Konferansım vardı. Konuşmamdan sonra, tanımadığım birisi yanıma gelerek benimle özel olarak ve mümkünse dışarda konuşmak istediğini söyledi.
Viyana`da bir Türk Halı Tüccarı olduğunu söyleyen bu kişi, Uğur Mumcu`nun benim avukatım olduğunu ve kendisini tanımam nedeniyle bana, Uğur Mumcu`ya Suikast yapılacağına ilişkin bir açıklamada bulundu. Yani Uğur Mumcu suikastından dört beş ay kadar önce. Bu bilgiyi kimlerden aldığını bana söylemedi, detay bilgi vermek istemedi.
Almanya`ya dönünce, Tabii ki sevgili avukatım Uğur Mumcuyu telefonla arayarak, beni telaşa boğan bu bilgiyi kendisine verdim. Önlem alınmasını önemle rica ettim kendisinden. Büyük bir suskunluk içerisinde beni dinledi, önlem konusunda ben ne yapabilirim ki diye de ekledi.
Sevgili Uğur Mumcu büyük bir yurtsever ve gerçek anlamda bir Atatürkçü ve Kemalist’ti. ” diyor Uğur Mumcu.
Bir yazısında son derece önemli şu gerçeğin altını çiziyordu Mumcu.
Değerli avukatım Uğur Mumcu`yu anarken, yine hunharca cinayetlerle yaşamını kaybeden Prof. Muammer Aksoy, Prof. Bahriye Üçok, Prof. Ahmet Taner Kışlalı gibi Türkiye`nin yetiştirdiği en değerli ve saygın evlatlarını, büyük bir şükran ve minnet duygularıyla anıyoruz.
Aradan 29 yıl geçmiş olmasına karşın Mumcu`ya, Aksoy`a, Kışlalı`ya, Üçok`a yapılan bu hunharca cinayetler henüz gereğince aydınlatılmamıştır.
Bu durum Türkiye`nin ve tabii ki yöneticilerin çok büyük ayıbıdır.
Türkiye`nin bu ayıbından kurtulması için, ülkemizin en yurtsever ve aydın insanlarını kimlerin katlettiği ve bu cinayetleri kimlerin yaptırdığının ortaya çıkması gerekir. Artık daha gecikmeden adaletin yerine gelmesi için, gerçek suçluların hakkettikleri cezaları almaları gerekiyor!





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…