Yıllardır onca büyük deprem ve can kaybına rağmen, hiçbir önlem alınmadığını gördük. Daha da büyükleri her an kapıda ama ne doğru dürüst toplanma alanı var ne de var olanlarda gerekli bir alt yapı hazırlığı… Binaların depreme dayanıklı yapılmadığı da, denetimlerinin yapılmadığı da hepimizin malumu!..
Yanı sıra çevremizde sürekli savaşlar da olmakta. Hele de son yıllarda… En son örneklerini de çok üzülerek Rusya - Ukrayna ve İsrail - Filistin savaşlarında görmekteyiz. Halkın korkularını, çaresizliğini, hele de çocukların yaşadığı korku ve gözyaşını, ölümleri dehşetle izlemekteyiz…
Allah korusun, bize öyle bir saldırı olsa ki zaten tüm dünyanın gözü ve hevesi ülkemizde; hele de İsrail’in…
İsrail ki insanlıkla alâkası yok, acımasız ve tüm vahşetiyle saldırmakta… Savaş kurallarını tanımamakta… Ayrımsız her yere, her kesime saldırmakta; ne ibadethane tanıyor, ne okul, ne hastane, ne sivil halk, çoluk çocuk…
İsrail’in, daha doğrusu İsrail’i güden, yüreklendirip destekleyen ağızlarının suyu akarak Türkiye’yi arzulayanların gözü aslında ve sonuçta Türkiye’de ve de adım adım yaklaşmaktalar. Başaramazlar inşallah… İnşallah ve Allah korusun ama çok dikkatli ve hazırlıklı olmak gerek. Malum İsrail sınır tanımıyor, her türlü kimyasal ve radyolojik silahı da kullanıyor…
Çevremizde hiçbir sığınak da yok bildiğim kadarıyla. Onu bırakın yaşadığımız binaların pek çoğunda, zorunlu olmasına rağmen sığınak yok. Binanızın altına sığınak yapmamışsanız, ruhsat alamıyorsunuz ama yine pek çok binada adı sığınak olan işlevsiz bodrumlar nedeniyle ruhsat verilmekte. Bodrumların adı sığınak. Hepsinde ne doğru dürüst kapı, ne de gereken diğer aksam var. Âdet yerini bulsun kabilinden bir köşeye tuvalet ve minik bir lavabo koymuş, adı olmuş sığınak. Kiminde onlar bile yok. Belediyeler, denetlemez mi, denetlese de, o sığınak diye gösterilenin sığınak olduğunu nasıl olup da kabul eder ve ruhsat verir, insan düşünmeden edemiyor doğrusu.
Biyolojik savaş bir yana, kimyasal ve radyolojik silahlarla bir saldırı olsa ne yapacağız, nasıl korunabileceğiz?
Oysa, 3194 sayılı İmar Kanunu'na göre, sığınağın iç yüksekliği 2.40 mt (2 metre 40 santim) den az olamaz. Serpinti sığınaklarının duvar kalınlığı en az 60 cm beton, 75 cm tuğla veya taş ya da 90 cm sıkıştırılmış topraktan veya eşdeğer diğer malzemeden olmalıdır. Sığınağın girişi demir kapılı ve en az bir adet dik açı dönüşlü olmalıdır. Kişi başına en az net bir metrekarelik sığınak yeri ayrılır. Sığınaklarda yapılacak wc, duş ve mutfak nişi bu alana dâhil değildir. Yeterli havalandırma bacası bulundurulmalı ve bu bacalar ve kapı, kimyasal saldırılara karşı yeterince filtrelenmiş olmalı. Kişi sayısınca battaniye bulundurulmalı ve bu battaniyeler temiz dolaplarda bulunup sıklıkla temizlik ve havalandırılması yapılmalıdır. Yiyecek dolapları olup yine kişi sayısınca yeterli miktarda konserve yiyecek bulundurulmalı, bunların son kullanma tarihleri kontrol edilerek yenilenmelidir. Haber alma olanağı sağlanmalıdır.





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…