''Bu gidişin sonu ne olacak?'' bu soruyu sık sık kendime sorar oldum. Gazeteleri okumaya, TV'de haberleri izlemeye korkar oldum. Akıl almayacak cinsten olayları duymak, insanların değer yargılarını hiçe sayarak neler yapabildiklerini, sınırları nasıl zorladıklarını görmek içimde fırtınalar koparıyor. Oysa biz bu değiliz. Bizim değerlerimiz, toplumsal yapımızın bezemesine bunlar yakışır mı? Utanır, sıkılır oldum. Günden güne benimsenen devşirme kültürün yozlaştırdığı bir yaşam tarzını benimser, içinde sürünür, çırpınır olduk. Buna dur demek, önüne geçmek, engellemek mümkün değil mi? Bence mümkün. Üstelik çok da basit. Yapılacak tek şey sadece ''Bana ne!'' dememek. Olayları görmezden gelmemek, duyarsız kalmamak. Yeri geldiğinde tepki verebilmek. Eğer herkes gölgesinden korkar hale gelirse elbette meydan ite, köpeğe kalacaktır. Elimizi taşın altına sokmazsak eminim bir gün başımız o taşların altında ezilecektir. Böylesi karamsarlıklar içerisindeyken bu yaşananları hicvetmek, birilerini taşlamak istedim. Niyetim 3-5 dörtlükte işi bitirmekti. Oysa dörtlükler peşi peşine dökülmeye başladı. Olayların, çarpıklıkların hangi birini atlayabilirdim ki? Yaz yaz bitmiyordu... Kime nasıl küfredeceğimi de bilemedim. Zaten edemem de. Ömrümde ağzımdan küfür çıkmamıştır. Fakat bu şiirde mutlaka küfretmesem de ucunu dokundurmalıydım. İşte böylesine düşünürken aklıma halk arasında çok söylenen bir söz geldi. ''Senin eben güzel mi?'' ya da ''Ebene selam söyle!'' hatta ''Eben var mı, eben?'' vb. İşte benden duyulabilecek küfür de ancak bu kadar olurdu. Yine de sanat için bile olsa bu yolu seçtiğim için okuyucularımın affına sığınıyorum. Ağız dolusu küfredemesem de satır aralarına gizlediklerimle avuntu bulacağım. Umarım okuyucularımın da duygularını yansıtmasına, benimsenmeyen ve kabullenilemez olaylar karşısında duyarlı yaklaşımlar gösterilmesine vesile olur. SELAM SÖYLE EBENE Kâfir dediklerin senden evlâdır Kimde ne olduğun bilen mevlâdır Senden gelen hayır kula belâdır Selamımı söyle eben var ise Ananı atanı tanımaz oldun Nefsince davranıp şeytanı buldun Oysa bencileyin inançlı kuldun Selamımı söyle eben var ise Devletin malına deniz diyensin Domuz deseler de yine yiyensin Arsızlık hırkasın hepten giyensin Selamımı söyle eben var ise İçmeyi çekmeyi hüner sayarsın Onca pisliğini güler yayarsın Rüşveti görünce hemen kayarsın Selamımı söyle eben var ise Kör nefsine esir olmuş gezersin Sapıklık denince dalıp yüzersin Sübyancılık yapar uçkur çözersin Selamımı söyle eben var ise Kendince dine kılıf biçersin Zerre ilmin yokken meal geçersin Yaradanı duymaz insan seçersin Selamımı söyle eben var ise Gücün kadınadır bazen söversin Mayan kabarınca hem de döversin Magandalık yapar kendin översin Selamımı söyle eben var ise Yoksula yetime sırtın dönersin El açmış muhtaca yanmaz sönersin Bir düşkünü görsen sen de çönersin Selamımı söyle eben var ise Hayır, hasenata sıcak bakmazsın Pınar olsan çölde yine akmazsın Necasetin ilaç dense yapmazsın Selamımı söyle eben var ise Büyük küçük bilip hatır saymazsın Hırsın başın yesin hiç mi doymazsın Bunca söz işitip yine aymazsın Selamımı söyle eben var ise Şerefini sattın üç kuruş pula Çıkarların için kul oldun kula Unutma sonunda sararlar çula Selamımı söyle eben var ise Kırılsa da kol çıkar mı yenden Canın çıksa bile huy çıkmaz tenden Böylesin gördükçe bıktım bedenden Selamımı söyle eben var ise Ya adam ol ya da seni çizeriz Edebe hayaya davet ederiz Görülmemiştir hiç böylesi keriz Ayağını denk al aklın var ise Bu düzeni nasıl kabul ederiz Böyle çakallara boyun eğeriz Sesimiz çıkmazsa senden beteriz Bir şeyler söylesin duyan var ise Eben de utanır senden biliriz Adamı çakalı ayırt ederiz Melanîce söyler isyan ederiz Ebenin suçu ne torun var ise Tahsin MELAN