Bizde sıfırdan parti kurup seçimleri kazanmanın başka bir yolu yok!
Parti kurmak mesele değil, reklamını yapmak medyayı arkana almak bütün bu işler para ile oluyor.
Kendini yaksan haber olmaz, medya kanalları küresel ısınmadan bahseder yine de adını anmaz.
Para kaynağına ihtiyaç var ve parayı verenler ne istiyorsa o yapılır. Ya da her söylenene uyacağını ve karşı çıkmayacağını açıklayacak kadar güvenirsin seni o göreve getirenlere.
Mesela;
Ne demişti AKP genel başkanı Erdoğan "Eğer benim emir komuta merkezim bana papaz elbisesi giyeceksin diyorsa papaz elbisesini giyer bu şekilde gider görevimi yaparım."
İşte Türkiye de siyasi olarak başarıya ulaşmanın iki yolunu söyledim size.
Ya para kaynağı bulup onun dediklerine uyacaksın ..
Ya da senden önce oluşturulmuş “emir komuta merkezinin “dediklerinden şaşmayacaksın.
Gelelim Hakan Fidan’a;
İlk yol sermaye sahiplerinin güvenini kazanmak.
İkinci yol ise, papaz elbisesi bile giyerim demek.
Papaz kısmını geçelim çünkü ekonomi borç altında eziliyor ve vatandaş artık bu söylemi yemez.
Peki dış güçler yani dış sermaye mevcut AKP liderini henüz “yürümeyi” becerebiliyorken ortada bırakır mı?
Neticede yaşlandı ve sağlık problemleri meydanlara çıkmaya müsait olmayacak.
Hakan Fidan AKP ile el ele yıllarca yol yürümüş, Ülkenin bu duruma gelmesine sessiz kalmış bir insan değil mi?
15 Temmuz olaylarında MİT başkanı olarak başarısız olmamış mıdır?
Dış güçler ülkeye borç verip, seçimlerde emekli ve işçiyi ezdirmeyeceğiz sözünü kullanırsa belki!
Başta ABD ve AB olmak üzere açık desteklerini ortaya koyarlarsa seçimleri kazanabilir.
Önce AB çağırıp “Türkiye’nin üyeliği gecikti ama imkânsız değil “açıklamasını yapar, Hakan Fidan la görüşmelerinin ardından.






Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…