1899 yılında Kudüs’ün Belediye Başkanı Yusuf Diya al-Din Pascha al-Khaildi Siyonizm öğreti kurucusu Theodor Herzl’iye yazdığı mektupta Filistin’in yerleşik halkı var. Burada bir Musevi Devleti kurma mümkün değildir. Yerli halkı başka yere sürülmeyi kabul etmez, diye endişesini dile getirmişti.

Yusuf Diya İslâm bilim adamı, hukuk akademisyeni, Malta ve İstanbul’da Yüksek tahsil yapar, İngilizce, Fransızca, Almanca ve daha başka diller öğrenir. Osmanlı İmparatorluğu’nda Dış İşleri’nde tercüman, konsolos, vali olarak görev yaptı. Viyana’da Kaiser Üniversite’sinde ders verir. 1876 yılında kısa süreli Parlamento’da Padişah Abdulhamid zamanında Kudüs Milletvekili olarak görev yapıyor.

Khaildi ailesinin üçüncü nesli olan Rashid Khalidi “Der hundertjährige Krieg um Palästina, Filistin için Yüzyıl Savaşı, kitabını büyük amcasıyla başlayan karşı koyma, direnme öyküsünü kendi aile tarihiyle yazmaya başlıyor.

Filistin’de bir Musevi Devleti kurma düşüncesi İngiltere’de daha Osmanlı İmparatorluğu parçalanmadan Birinci Paylaşım Savaşı’ndan çok önce başlıyor.

Yazar aile kitaplığında bu kitabı yazıyor. Tozlu raflarda mektup, gazete, kitap, dergilerden faydalanarak arşiv kaynaklı başucu eserini tamamlıyor. Tarihçi Rashid Khalidi Columbia Üniversite’de ders veriyor. Kitabı torunlarına hitaben 21. Yüzyılda bu savaşın sona erdiğini görmeleri ve barış ve kardeşlik içinde yaşamalarını arzu ederek, adeta dua ederek başlıyor.

1916 yılında savaş devam ederken İngiltere ve Fransa gizli ittifak yaparak Osmanlı topraklarını paylaşma planı yapıyor. Neticede paylaşıyorlar ve verdikleri sözü yerine getirmiyorlar. Arap ülkeleri bağımsız devletler olamıyor.

Sömürge amacı Hindistan, Afrika sömürge ülkeleri gibi devam ediyor. Diğer Arap ülkeleri kısmen bağımsızlığa yakın idare edilirken, Filistinlilerin hak ve hürriyetlerine riayet edilmiyor.

Sömürge karşıtı olan Filistinliler, aydın okumuş öncü düşünürler sürgüne gönderilir. Protestoların savaşa döndüğü zamanda idam edilirler.

 Filistin’de 1837 yılında sadece dokuz bin Yahudi dininden insan yaşıyordu. İlk göçler Rusya’dan başladı.1908 yılında Yahudi nüfusu yüz binin üzerine çıkmıştı. 1939 yılında Hitler rejiminden canını kurtaranlarla en fazla göç dalgası yaşandı. Bu yıla kadar Almanya’yı terk edenler yanlarına para alıyorlardı.

İngiltere’de kurulan göç dairesi kredi veriyordu. Böylece göçenler yerlilerden emlâk satın alabiliyordu.1925 yılında Yahudilere 944 bin dönüm arazi satılmıştı.