SPD Federal Meclis Milletvekili ve Alman-Türk Topluluğu Başkanı Macit Karaahmetoğlu, Katherina Reiche’nin Ankara ziyareti sonrası yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin Almanya için yalnızca ekonomik değil aynı zamanda jeopolitik açıdan da kritik bir ortak olduğunu vurguladı.
SPD Federal Meclis Milletvekili Karaahmetoğlu, Türkiye’nin stratejik konumu ve ekonomik kapasitesine dikkat çekerek, ilişkilerde boşluk bırakılmasının küresel rekabet açısından risk oluşturduğunu ifade etti.
“Türkiye ile boşluk bırakılırsa Çin ve BRICS devreye girer”
Karaahmetoğlu, Türkiye’nin Almanya ve Avrupa için vazgeçilmez bir partner olduğunun altını çizerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Türkiye ile ilişkilerde boşluk bırakılırsa, bu alanı Çin ya da BRICS ülkeleri doldurur.”
Bu açıklama, Almanya’nın Türkiye ile ekonomik ve siyasi ilişkilerde daha aktif ve uzun vadeli bir strateji izlemesi gerektiği yönünde yorumlandı.
Türkiye, Almanya’nın iş gücü açığında kilit rol oynayabilir
Türkiye’nin genç ve eğitimli nüfusuna dikkat çeken Karaahmetoğlu, iki ülke arasındaki tarihi göç bağlarının da önemli bir avantaj oluşturduğunu belirtti.
Almanya’nın yaşlanan nüfusu ve nitelikli iş gücü açığına işaret eden Karaahmetoğlu, Türkiye ile iş birliğinin stratejik önemini şu sözlerle anlattı:
“Türkiye’den gelen nitelikli çalışanların Almanya’ya uyumu, geçmiş göç deneyimi ve güçlü toplumsal bağlar sayesinde birçok ülkeye kıyasla çok daha kolay gerçekleşebilmektedir.”
“Ekonomi, demokrasi ve hukuk devletinden bağımsız olamaz”
Karaahmetoğlu, ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini desteklediklerini ancak bunun demokratik değerlerin göz ardı edilmesi anlamına gelmemesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’deki basın özgürlüğü, demokratik muhalefete yönelik baskılar ve hukuk devleti konularına dikkat çeken Karaahmetoğlu, bu başlıkların açık şekilde gündeme getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Gümrük Birliği modernizasyonuna şartlı yaklaşım
Gümrük Birliği’nin modernizasyonu gibi süreçlerin Avrupa Birliği ve Almanya açısından stratejik araçlar olduğunu belirten Karaahmetoğlu, bu süreçlerin demokratik ilerlemelerle paralel yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Karaahmetoğlu, “Türkiye ile güçlü, yapıcı ve sürdürülebilir bir ortaklık istiyoruz; ancak bu, demokratik değerlerin göz ardı edildiği koşulsuz bir yakınlaşma anlamına gelemez” dedi.
Hedef: Avrupa ile güçlü bağlar
Açıklamasının sonunda Türkiye’nin Avrupa ile bağlarını güçlendirmesinin önemine değinen Karaahmetoğlu, uzun vadede Türkiye’nin Avrupa ailesinin güçlü bir parçası olarak kalmasının desteklenmesi gerektiğini ifade etti.






Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…