Kanıtlanmamış, birçoğu ahlaksız siyasetin iftirası olarak, dedikodu yapar gibi dilden dile dolaşan, çaldı, çırptı, rüşvet aldı, itiraf edenler konuştu…
Sanırsınız komşu kavgası …
-Rüşveti veren, verdim der mi?
Kanıtlanması çok zor derdi, iyi bir bürokrat olan rahmetli babam, “Çünkü veren de suçlu, alan da suçlu “, diye eklerdi.
Bunlar seneler sonra birden, tam da CHP iktidarı nerdeyse garantilemişken, nasılsa seçilecek, Partinin başında kim olursa zaten, iktidar olur paniği ile halka rağmen, iktidarı arkasına alarak “parti kapmaca, koltuk kapmaca savaşı “ açtılar…
Ülkede açıktan zenginleşen , zenginliğinin kaynağını açıklamayan, hakkındaki dosyalar sümen altı edilen o kadar siyasi varken, onları unutup, milletin gönlünde taht kuranlara avcı gibi acımasızca saldırdılar..
Partisi fark etmez… Hırsız, hırsızdır… Suç da kişiseldir, Bağımsız yargı bunun için vardır!
Ama bizdeki yargı, nedense istediğine dışardan, istediğine içerden hesap sorar oldu!
Diğer taraftansa, zenginliğinin kaynağı ve harcamalarının kaynağı belli olmayanlar, en çok ortalığı karıştıranlar, nedense tam da onlar…
Halkın tepkisine bakılınca çok şükür ki, onların sözüne halktan itibar yok!
Halk gönlünde ” arınmayı ” gayet ustaca yapar, yapıyor da, kimsenin şüphesi olmasın.
Bizim millet, yalancıyı gözünden tanır, aracıya ihtiyaç duymaz.
Hani ARINALIM, deniyor ya…
Ahlak da önceliğimiz diye, dillerde pelesenk oluyor ya…
Kanıtlanamamış söylemler üzerinden yürümek Ahlaklı olmak değil ama “Halkın umudunu çalmak, hayallerini yıkmak, ülkenin dertlerini öteleyip, koltuk derdine düşmek, “İşte bunları yapıyorsanız, AHLAKtan , arınmaktan bahsedemezsiniz!
Biz millet olarak, dağıtanı, cesaretimizi, umudumuzu yok edeni sevmeyiz, biz toparlayıp, birleştireni, bozuk olanı ayıklayanı, haksızlığa birlikte akılla yanıt vereni severiz.
Yalancıyı hele hiç sevmeyiz.







Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…