Gazze Şeridi'ndeki Filistinli anneler, bir Anneler Günü'nü daha İsrail tarafından öldürülen ya da esir alınan evlatlarından ayrı geçirdi. Gazze'deki bazı anneler İsrail tarafından öldürülen evlatlarının acısını yaşarken, bazı anneler ise esir alınan ya da kaybolan evlatlarından en ufak bir haber alabilmek için bekleyişlerini sürdürüyor. Dünya bugün Anneler Günü'nü kutlarken, Filistinli anneler yaşadıkları evlat acısını ve bir gün kayıp evlatlarına kavuşabilme umutlarını AA muhabirine anlattı.

Anneler Günü'nde tek dileği oğlunun akıbetini öğrenmek

Filistinli anne Vidad en-Neccar, İsrail saldırıları boyunca defalarca yerlerinden edildiklerini ve bir bölgeden başka bir bölgeye göç ederek yaşamlarını sürdürmeye çalıştıklarını söyledi. Han Yunus'un Huzaa bölgesinden göç etmek zorunda kaldığını belirten Neccar, savaşın ilk aylarında oğlunun kaybolduğunu ve o günden beri evladının akıbetine ilişkin halen kesin bir bilgiye ulaşamadığını ifade etti. Neccar, yaşadıkları zorlu süreci şu sözlerle anlattı: "Ben Huzaa bölgesinden Han Yunus bölgesine göç ettim. Bu savaş boyunca beşinci ya da altıncı kez bir yerden başka bir yere zorla sürgün ediliyoruz. Göç etmekten dolayı çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Ailelerimizin hizmetlere erişememesi ve yakınlarımızı kaybetmemiz bizi çok zorladı. Her şeyimizi kaybettik, elimde hiçbir şey kalmadı. Okullara sığındığımız ilk aylarda oğlumu kaybettim. O benim kıymetlimdi. Oğlum altı kızımdan sonra dünyaya geldi. Ben çocuklarımı yüreğimle büyüttüm ama o kalbime en yakın olanıydı. Onsuz yaşayamıyorum." Tek dileğinin oğlunun akıbetini öğrenmek olduğunu söyleyen Filistinli anne Neccar, şöyle devam etti: "Derneklerle, Birleşmiş Milletlerle, bütün kurumlarla ve merhamet sahibi herkesle iletişime geçmeye çalıştım. Oğlum nerede? Şehit mi oldu yoksa İsrail hapishanelerinde esir mi? Bana en azından oğlumun akıbetini söylesinler ki kalbim biraz huzur bulsun. O benim gözümün nuruydu, onsuz yaşayamıyorum. Ben de dünyadaki diğer anneler gibi evladımla mutlu bir yaşam isterdim." Türk halkıyla Filistin halkı arasındaki manevi bir bağ olduğunu söyleyen Neccar, "Allah bütün anneleri çocuklarıyla sevindirsin. Anneler Günü kutlu olsun. Biz de onlar gibi bayramlarımızı kutlamak isterdik ama bizim bayramlarımız çocuklarımızın fedakarlığı ve acılarıyla geçiyor. Filistinli çocuklarla Türk anneleri arasında bir bağ var. Türk halkı bizim gibi hissediyor." dedi.

Bir oğlu öldürüldü, diğer oğlu esir alındı

Filistinli anne Hüda el-Medeni ise oğullarından birinin savaş sırasında hayatını kaybettiğini, diğer oğlunun ise yaklaşık 2 buçuk yıldır İsrail tarafından alıkonulduğunu söyledi. Medeni, savaş nedeniyle defalarca yerinden edildiklerini belirterek yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı: "Ben şehit İbrahim Cuma el-Medeni’nin ve esir Ahmed Cuma el-Medeni’nin annesiyim. Biz Han Yunus’tan göç ettik. Her durumda Allah’a hamdolsun. Allah bize ferahlık versin ve evlatlarımızı bize sağ salim geri döndürsün. Oğlum İbrahim geçen sene 3 Ağustos’ta şehit oldu. Şehadetinin üzerinden neredeyse bir yıl geçti. Diğer oğlum Ahmed ise yaklaşık 2 buçuk yıldır İsrail tarafından esir tutuluyor. Ahmed'in 2 yaş 8 aylık olan oğlu babasını hiç göremedi. Torunum sürekli babasını soruyor ve onun yanına gitmek istiyor." Hayatını kaybeden oğlu İbrahim'in geride 5 çocuk ve eşini bıraktığını söyleyen Medeni, ailesinin sağlık sorunlarıyla da mücadele ettiğini belirtti. Medeni, "İbrahim arkasında 6 kişi bıraktı. 3 erkek çocuğu, 2 kız çocuğu ve eşi. Elhamdülillah. Eşim hasta, ben de hastayım. Ama her durumda Allah’a hamdolsun." diye konuştu.