NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak, tıkanan uluslararası sistemin Paris, Londra, New York ve Amsterdam'da üretilen bilginin sınırlarına dayandığını belirtti. Albayrak, "Dünyanın artık yeni merkezlere, İstanbul'da, Cakarta'da, Addis Ababa'da, Rabat'ta, Kahire'de ve Gazze'de üretilen bilgeliğe de ihtiyacı var." dedi.
Enstitü Sosyal ile NUN Eğitim ve Kültür Vakfının ev sahipliğinde, küresel krizlerin temel nedenlerinin ve tarihsel sömürgecilik mirasının ele alındığı "World Decolonization Forum", Atatürk Kültür Merkezi'nde başladı.
Forumun açılışında konuşan Esra Albayrak, bugünün, sömürgeci aklın kullanageldiği meşruiyet ruhsatlarını geçersiz kılma zamanı olduğunu söyledi.
Dünyanın alarm verdiğine dikkati çeken Albayrak, "İhtiyaç duyduğumuz, 'beyaz adamın yükü'nün karşısına reaktif bir şekilde 'siyah adamın yükü'nü koymak değil zira bir mantığı tersine çevirmek, onu aşmak değil yıkılmak istenen hiyerarşinin mimarisinin içinde kalmaya devam etmektir. Olması gereken, bu mantığın terk edilmesidir. İnsanın yükünü konuşmayı öneriyoruz. Meseleye ırksal ya da medeniyetsel bir kategori olarak değil daha temel bir iddiadan doğan ortak sorumluluk olarak bakmak ve insanlık onuruna yaraşır daha adil bir dünya için çalışmak durumundayız." diye konuştu.
Albayrak, burada tartıştıkları şeyin, biraz da çocukların nasıl bir dünyada büyüyeceği meselesi olduğunu, onlara dünyayı nasıl göreceklerini, kendilerini bu dünyanın neresinde konumlandıracaklarını öğrettiklerini anlattı.
Albayrak, çocukların seslerini bulmalarına, tecrübelerini değerli görmelerine yardımcı olmak istediklerini vurguladı.
"Bilginin tek bir merkezden ve türlü algoritmalardan süzülerek ekranlarına aktığı bir dünyada bunları başarmak çok zor." diyen Albayrak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Çocuklarımızın dikkati, hayali ve hafızası, teknokolonyal rejimin sürekliliği için adeta birer ham madde. Burada Batı'ya karşı bir başka merkez kurmak veya Batı'sız bir dünya için de toplanmadık. Bilakis, dekolonizasyon Batı'ya da kendisini ele geçirmiş olan 'efendilik kompleksi'nden arınması için açık bir davettir. Zira tıkanan uluslararası sistemin, Paris'te, Londra'da, New York'ta, Amsterdam'da üretilen bilginin sınırlarına dayandığı anlaşılıyor. Dünyanın artık yeni merkezlere, İstanbul'da, Cakarta'da, Addis Ababa'da, Rabat'ta, Kahire'de ve Gazze'de üretilen bilgeliğe de ihtiyacı var. İşte bu yüzden forumun İstanbul'da olması bir tesadüf değil. Yüzyıllardır kültürlerin buluştuğu, farklılıkların bir arada yaşayabildiği bu şehir, forumun ideallerinin tarihsel olarak vücut bulduğu somut bir örnektir."
Tarihin önemli eşiklerinin bulunduğuna dikkati çeken Albayrak, "Öyle dönemler olur ki eski cevaplar, artık yeni soruları taşıyamaz. Bizler, böyle bir eşikteyiz. Bunun en görünür kanıtı Gazze'dir. On yıllardır süren sömürgeci işgalin 7 Ekim sonrası vardığı boyut, mevcut uluslararası sistemin ahlaki ve siyasi meşruiyetine yönelik bütün dünya halklarının vicdanında derin bir sorgulamayı beraberinde getirmiştir." dedi.
Esra Albayrak, gelinen noktada üniversiteler ya da uluslararası insan hakları mahkemeleri gibi kurumlarda iyi niyetli çalışmalar olsa da onların da o kurumları üreten paradigmanın kendi sınırına çarptıklarını söyledi.
Açılış oturumunun ardından aktivist Sümeyye Sena Polat'ın moderatörlüğünde, uluslararası hukuk uzmanı, insan hakları savunucusu ve aktivist Mireille Fanon Mendes-France ile teorisyen ve sosyolog Salman Sayyid'in katılımıyla akademik oturum yapıldı.
"İnsanlığın Yükü: Dekolonizasyonun Bugünü" sergisi ve "Dekolonize Film Günleri" ile iki gün sürecek forum, Boğaziçi Üniversitesi, İslam Araştırmaları Merkezi ile Malezya, Arjantin, Endonezya, Güney Afrika, Rusya, İngiltere ve Katar'dan üniversitelerin işbirliğiyle düzenleniyor.





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…