Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD/İsrail-İran geriliminde savaşın sona ermesi için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Fidan, "Şu anda savaşın bitmesi için açıkçası elimizden geleni yapıyoruz. Ateşkes dönemi içerisindeyiz ama bu ateşkes, savaşın geri dönmeyeceği manasına gelmiyor." ifadesini kullandı.
Al Jazeera Arapça televizyon kanalında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, ateşkesin daha kalıcı hale gelmesi için Türkiye ile Katar'ın müzakerelere büyük destek verdiğini belirtti.
Fidan, İsrail'in Filistin devletiyle sorun yaşamaması ve 1967 sınırları içerisinde kendisine tanınan sınırları tanıması gerektiğini vurguladı.
Bölge ülkelerinin kendi kaderlerine sahip çıkması gerektiğini belirten Fidan, bölgenin başkalarının fantezilerini geliştireceği bir alan olmadığını söyledi.
Fidan, bölge ülkeleri arasında dayanışmanın artırılması gerektiğini, hegemondan bir şey beklemenin fayda sağlamayacağını ifade etti.
İran'ın politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini belirten Fidan, bölge ülkelerinin güven artırıcı tedbirlere başvurması gerektiğini kaydetti.
Bölgede yaşanan acı tecrübelerle kanaatlerin oluştuğunu belirten Fidan, "Artık şunu görüyoruz; hegemondan bize bir fayda yok." dedi.
Fidan, bölge ülkelerinin ya kendi kaderlerine sahip çıkacaklarını ya da istikrarsızlığı yaşamaya devam edeceklerini söyledi.
Bakan Fidan, Hürmüz Boğazı'ndaki durumla ilgili olarak, ABD ile İran arasındaki görüşmelerin neticeye ulaşmasının önemine dikkati çekti. İran'ın saldırıya uğramasının ardından ABD saldırılarına cevaben Hürmüz Boğazı'nı bir "savaş aracı" olarak kullanma kararı aldığını hatırlattı.
Fidan, savaşın sadece iki ülke arasında olmadığını ve bölgeyi de etkilediğini kaydederek, Hürmüz Boğazı kapatıldığı için dünyanın tamamının etkilendiğini belirtti.
Boğazın açılması için diplomasi ve diyaloğun en önemli yol olduğunu vurgulayan Fidan, Türkiye'nin hem İran hem de ABD ile görüştüğünü aktardı.
Fidan, Hürmüz Boğazı'ndaki krizle ilgili Türkiye'nin savaşın durması ve boğazın açılması telkininde bulunduğunu aktardı.
İstanbul Boğazı ile Hürmüz Boğazı arasındaki farklara değinen Fidan, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası sulara sahip olduğunu belirtti.
Fidan, İran ve Umman arasında yürütülen istişarelerin önemine değinerek, İran'ı bu yola başvurmayı zorlayan hususun saldırıya uğraması olduğunu söyledi.
Bakan Fidan, ABD ile konuyla ilgili görüşmelerinde diplomasi yolunda devam etmeleri, uzlaşarak bir çözüm bulmaları ve savaşa geri dönmemeleri konusunda mesaj ilettiklerini aktardı.
Fidan, görüşmelerde söylenenlere prensipte herkesin "evet" dediğini ancak asıl sorunun bunları pratikte hayata geçirmek olduğunu vurguladı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile sürekli görüşme halinde olduğunu bildiren Fidan, savaşın olmaması, boğazın açılması ve bölge istikrarının yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı.
Fidan, savaş öncesi durumdan daha fazla bölgede bir istikrar alanının oluşması gerektiğini söyledi.
İran tarafında müzakereyle sonuçların çözülmesine ilişkin bir istek gördüklerini belirten Fidan, müzakerelerin doğası gereği bir noktada uzlaşılması gerektiğini ifade etti.
Fidan, Türkiye'nin diplomasi ve müzakere yoluyla Hürmüz Boğazı'nın açılması taraftarı olduğunu vurguladı. Güç kullanımına gerek olmadığını düşündüğünü belirten Fidan, müzakereyle bir sonuca ulaşılabilecekken güç kullanımının yerinde olmadığını söyledi.
Fidan, bölgedeki dostlarıyla beraber son 30 yılın bütün savaşlarından ders çıkararak bir araya gelip düşünmeleri gerektiğini belirtti.
Fidan, Batı'da bir istikrar alanı olduğunu ancak kendi bölgelerinde de akıl, hikmet, teknoloji ve imkan olduğunu söyledi.
Bölgedeki ülkelerin sınır güvenliği, başka bir ülkenin egemenliğinde gözü olmaması ve emniyetini ihlal eden bir çaba içerisinde olmaması gerektiğine dikkati çeken Fidan, bu üçüne garanti verilmesiyle sorunların büyük ölçüde çözüleceğini ifade etti.
Fidan, İsrail'in yayılmacı politikalardan vazgeçmesi gerektiğini altını çizerek, "(İsrail’in) Filistin devletiyle bir sorununun olmaması lazım. 1967 sınırları içerisinde kendisine tanınan sınırları tanıması lazım." dedi.
Fidan, ideal senaryonun, Filistin devletinin kurulduğu, İsrail'in kendini güvende hissettiği, bölge ülkelerinin de güvenliğinin ve egemenliğinin tehdit edilmediği bir durum olduğunu değerlendirdi.
Ateşkesin ilanından itibaren Gazze'de barış planı uygulanmasında çok büyük ihlaller yaşandığını söyleyen Fidan, İsrail'in yüzlerce Filistinliyi öldürmesi, insani yardım malzemelerinin girişine izin vermemesi gibi çok fazla ihlal bulunduğunu aktardı.
Fidan, devam eden bir soykırım olduğu için kötü de işlese bir ateşkese ve barış sürecine gidildiğini belirtti.
İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi'nin ortaya çıkardığı bir temas grubunun Filistin meselesindeki diplomasiyi sürdürdüğünü hatırlatan Fidan, İran ve Körfez'deki savaşın dikkatlerin Filistin meselesinden kaymasına sebep olduğunu söyledi.
Fidan, mülakat öncesinde Al Jazeera Genel Müdürü Şeyh Nasır bin Faysal Al-Sani ile de bir araya geldi.




Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…