Batı Şeria'da Hristiyan nüfusun yoğunlukta olduğu Taybe beldesinde, İsrailli yerleşimcilerin saldırıları nedeniyle tarihi Hristiyan varlığının tehdit altında olduğu belirtiliyor. Ramallah'ın doğusundaki beldede yerel yetkililer ve din adamları, İsraillilerin tarım arazileri ve mülklere yönelik saldırılarının bölge halkını göçe zorlamasından endişe ediyor.
Bölge sakinleri, Taybe'nin Batı Şeria'da Hristiyan kimliğini binlerce yıldır koruyan nadir yerlerden biri olduğunu belirtiyor. Son yıllarda belde çevresinde kurulan yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin kuşatması altında kaldıklarını ifade ediyorlar. İsrailli radikal grupların, belde sakinlerinin araçlarını yaktığı, hayvanlarını çaldığı ve tarım arazilerine erişimini engellediği bildiriliyor.
Taybe Rum Katolik Kilisesi Rahibi Jack Abid, AA muhabirine yaptığı açıklamada, beldenin özellikle Gazze'deki savaşın ardından artan saldırılar nedeniyle zor bir dönemden geçtiğini söyledi. Abid, Batı Şeria'da yüzde yüz Hristiyan kalan belde sakinlerinin bölgedeki Hristiyan varlığını korumak için nöbet tuttuklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Ne yaşanıyorsa bunlar sadece münferit olaylar değil, aksine Filistin'deki Hristiyan varlığını zayıflatmayı hedefleyen bir baskı politikasıdır. Biz burada taassuptan bahsetmiyoruz. Bu topraklardaki varlığımızı, kimliğimizi ve misyonumuzu korumaktan bahsediyoruz."
Taybe Belediye Başkan Vekili Haldun Hanna da belde sakinlerinin temel geçim kaynağının zeytincilik olduğunu ancak bu sektörün son yıllarda ağır kısıtlamalara maruz kaldığını dile getirdi. Hanna, İsraillilerin bölge halkının yaklaşık 5 bin dönümlük tarım arazisine ulaşmasını engellediğini ifade etti. Hanna, "Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, halkın yaklaşık 5 bin dönümlük tarım arazisine erişimini engelledi. Ayrıca geniş alanlarda zeytin hasadı yapılmasına izin verilmedi, bu da büyük ekonomik kayıplara yol açtı. Bu kişiler saldırılarını İsrail güçlerinin koruması ve desteği altında gerçekleştiriyor. Hedefleri halkı göçe zorlamak ve bölgeyi insansızlaştırmaktır." dedi.
Hanna, beldedeki Bizans döneminden kalma El-Hadra Kilisesi'ni yakma girişiminde bulunulduğunu hatırlatarak, günlük baskı ve provokasyonlarla bölge halkının huzurunun kaçırıldığını belirtti.
Hanna, ekonomik ve psikolojik baskıların göçü tetiklediğini kaydederek, "Sadece son iki yılda en az 10 aile ekonomik şartlar ve sürekli baskılar nedeniyle beldeden ayrıldı. Çiftçi toprağından mahrum bırakıldığında temel geçim kaynağı kesiliyor, bu da toplumsal istikrarı etkiliyor. Kriz sadece ekonomik değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal; çünkü insanlar geleceklerinin tehdit altında olduğunu hissediyor." dedi.





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…