Ukrayna'nın Antalya Başkonsolosluğu'nda Antalya bölgesindeki Kırım Tatar ve Ukrayna derneklerinin başkanlarıyla ortak toplantı düzenlendi. Toplantıya, Ukrayna'nın Antalya Başkonsolosu Boğdan Konopliastyi ve Manavgat Kırım Türkleri Yönetim Kurulu Başkanı Diğdem Başak Başkır Çalışkan gibi bölgedeki Ukrayna ve Kırım Tatar toplumunun temsilcileri katıldı.
Etkinlikte, 1944 Kırım Tatar sürgününün kurbanları anıldı. Başkonsolos Konopliastyi, Ukrayna'nın 1944 Kırım Tatar sürgününü resmen soykırım olarak tanıdığını söyledi. Konopliastyi, bunun tarihi bir değerlendirme olmanın yanı sıra kurbanların anısına, insanlık onuruna ve gelecek nesillere karşı ahlaki ve hukuki bir sorumluluk olduğunu belirtti.
Konopliastyi, 1944'te yüz binlerce Kırım Tatarının ana vatanları Kırım'dan zorla sürgün edildiğini, insanların evlerini terk etmelerinin emredildiğini ve yeterli insani koşulların sağlanmadığını anlattı. Binlerce insanın açlık, susuzluk ve hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini kaydeden Konopliastyi, Kırım Tatar halkının tarihi ana vatanından koparıldığını ve uzun yıllar baskılara maruz kaldığını ifade etti.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Ukrayna'nın Kırım Tatarlarının Kırım'a dönüşünü, vatandaşlık verilmesini ve entegrasyon süreçlerini desteklediğini belirten Konopliastyi, Kırım Tatar halkının Ukrayna'nın yerli halkı ve çağdaş Ukrayna devletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Kırım Tatar halkının temsilcilerinin Ukrayna'nın siyasi, toplumsal ve devlet yaşamında aktif rol üstlendiğini dile getirdi.
Kırım'ın 2014'teki ilhakının ardından tarihin acı sayfalarının yeniden yaşanmaya başladığını belirten Konopliastyi, Kırım Tatar Milli Meclisinin yasaklanması, siyasi tutuklamalar, ev baskınları, zorla kaybetmeler, baskılar ve korkutma politikalarının devam ettiğini söyledi. Rusya'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'ya başlattığı savaşın ardından baskı, korku ve sindirme ortamının daha da ağırlaştığını kaydeden Konopliastyi, bu nedenle on binlerce Kırım Tatarının bir kez daha Kırım'ı terk etmek zorunda kaldığını belirtti.
Konopliastyi, mevcut tahminlere göre 2014'ten bu yana yaklaşık 50 bin Kırım Tatarının Ukrayna ana karasına, Türkiye'ye, Avrupa ülkelerine ve diğer devletlere göç etmek zorunda kaldığını ifade etti. Rusya'nın 2022'de başlattığı tam kapsamlı savaşın ardından zorunlu göçmenlerin sayısının daha da arttığını söyledi.
Bu anma günlerinin Türkiye'de 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile aynı döneme denk geldiğini kaydeden Konopliastyi, Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinin başlangıcını simgeleyen bu anlamlı tarihin, özgürlük, insan onuru ve halkların kendi geleceğini belirleme hakkı için verilen mücadelenin önemini hatırlattığını belirtti. Bugün Ukraynalılar ve Kırım Tatarlarının da aynı değerler uğruna omuz omuza mücadele ettiğini söyledi. Kırım Tatarlarının, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri ve diğer güvenlik kurumlarının saflarında Ukrayna'yı kahramanca savunduğunu ifade etti.
Antalya'daki Ukrayna Başkonsolosluğu olarak, Kırım'dan gelen vatandaşların yaşadığı korkuları, baskıları ve zorlukları doğrudan gördüklerini anlatan Konopliastyi, Başkonsolosluğun yetki ve imkanları çerçevesinde Ukrayna vatandaşlarına yardımcı olmak, haklarını korumak ve gerekli konsolosluk desteğini sağlamak için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.
Konopliastyi, Türkiye Cumhuriyeti'ne Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği kararlı destek, adil ve kalıcı barışın sağlanmasına yönelik çabaları, Kırım'ın geçici işgalini tanımama konusundaki ilkeli tutumu ve Kırım Tatar halkına uzun yıllardır gösterdiği güçlü destek ve dayanışma dolayısıyla teşekkürlerini sundu. Türk halkına, devlet kurumlarına, sivil toplum temsilcilerine ve Türkiye'deki Kırım Tatar kuruluşlarına da dayanışmaları ve destekleri için şükranlarını ifade etti.
Etkinlik kapsamında yapılan ortak açıklamalarda, Kırım Tatar halkının trajedisinin unutulmaması, tarihi hafızanın korunması, insan haklarının savunulması ve Ukrayna ile Kırım Tatar halkına destek konularının önemi vurgulandı.




Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…