İsrail Eğitim Bakanlığı'nın, hükümeti eleştiren öğretmenleri fişlemek amacıyla başında eski iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet yetkilisinin bulunduğu gizli bir raporlama birimi kurduğu belirlendi. Haaretz gazetesinin, "Bilgi Toplama Raporu - Yaron Avni" başlıklı belgeye dayandırdığı haberine göre, bu birim faaliyetlerini uzun süredir bakanlık bünyesinde gizli yürütüyor.

Gizli birimin varlığı, Hod Haşaron kentindeki bir okulda rehberlik öğretmeni Yaron Avni hakkında hazırlanan 14 sayfalık raporun basına sızmasıyla anlaşıldı. "Bilgi Toplama Raporu- Yaron Avni" isimli resmi belgede, Avni'nin üç yıl önce hükümetin tartışmalı yargı düzenlemesine karşı sosyal medyada yaptığı paylaşımlar ve grev çağrıları tek tek kaydedilmiş.

Nefret söylemi ve provokasyonu önlemekten çok siyasi eleştirileri bastırmayı hedefleyen "Kışkırtma Vakalarını Ele Alma Danışma Komitesi" isimli birimin başında Eğitim Bakanlığı Güvenlik Dairesi Müdürü ve eski Şin-Bet ajanı Lior Tuvia bulunuyor. Kampanyanın önde gelen isimlerinden Eğitim Bakanı Yoav Kisch'in özel kalem müdürü Asif Kazula'nın, bakanın onayı ve yetkisiyle doğrudan üst düzey yetkililerle konuştuğu ve görevinin Kisch'in siyasi konumunu güçlendirmek olduğu belirtildi.

Üst düzey bir bakanlık yetkilisi, Kisch'in hükümete karşı sesini çıkaran öğretmenlerin peşine saplantılı bir şekilde düştüğünü ve bu tutumun bölge müdürleri ile müfettişlere kadar yansıdığını söyledi.

Tartışmalı yargı reformu girişimi başladığından bu yana, özellikle 7 Ekim saldırıları sonrası söz konusu gizli birim 160 eğitimci hakkında gizli raporlamalar yaptı. Komite üyeleri, fişlenen eğitimcilerin yarısı hakkında şiddeti ve ırkçılığı teşvik ettiği sonucuna vardı. Hakkında raporlama yapılanların çoğunluğu İsrail vatandaşı Filistinliler olurken, dörtte biri Yahudi öğretmenlerden oluşuyor. Haaretz araştırması, aşırı sağcı görüşlere sahip öğretmenlerin ırkçılığı açıkça teşvik eden, Filistinlilerin kökünün kazınmasını isteyen paylaşımlarını ise görmezden geldiğini ortaya koydu.

İsrail hükümeti, eğitimcilere ilişkin "teröre destek" ve "terörle özdeşleşme" tanımlarının Eğitim Bakanı ve üst düzey bakanlık yetkililerince belirlenmesine olanak tanıyan tartışmalı bir yasa çıkardı. Bir grup öğretmen ve insan hakları örgütü "Adalah", yasanın iptali için İsrail Yüksek Mahkemesi'ne başvurdu. Yasanın, öğretmenleri hızlıca işten atma ve devlete karşı geldiği düşünülen okullara mali desteği kesme imkanı tanıdığı vurgulandı. Yüksek Mahkeme'ye yapılan başvurularda, yasanın gerçek amacının terörle mücadele değil, insanları korkutmak ve hükümete yönelik eleştirileri susturmak olduğu belirtildi. Eğitim Bakanlığı'nın mahkemeye sunduğu ilk savunmada söz konusu birimin varlığından bahsedilmedi.

Eğitim Bakanlığı yetkilileri, birimin çalışmalarının Adalet Bakanlığı ile diyalog halinde ve hukuki mevzuata uygun yürütüldüğünü savundu. Yetkililer, birimin siyasi eleştirilerle ilgilenmediğini, yalnızca "terörle özdeşleşme, kışkırtma veya yasa dışı eylem" şüphesi taşıyan vakaları incelediğini ileri sürdü. Ancak basına sızan belgeler, birimin, öğretmenlerin mesai saatleri dışındaki tüm sosyal medya faaliyetlerini ve kişisel görüşlerini raporladığını doğruluyor.