Türk Telekom, Karbon Saydamlık Projesinin (CDP) İklim Değişikliği Programı'nda en yüksek seviye "A" notunu korurken, Su Güvenliği Programı'ndaki ilk raporlamasında "A-" notunu elde etti.
Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla evrensel sürdürülebilirlik ilkelerini iş stratejilerinin merkezine yerleştiren Türk Telekom, iklim kriziyle mücadele, enerji verimliliği ve sınırlı kaynakların bilinçli tüketimi alanlarında çalışmalarına devam ediyor.
Bu kapsamda şirket, çevre raporlama platformu CDP'nin İklim Değişikliği Programı'nda en yüksek seviye "A" notunu korurken, Su Güvenliği Programı'ndaki ilk raporlamasında "A-" notunu elde etti.
İklim değişikliğiyle mücadelede örnek bir vizyon ortaya koyan Türk Telekom'un çifte başarısı, "COP31'e Doğru: Raporlama İvmesi" temasıyla düzenlenen CDP Türkiye 16. İklim-Doğa Konferansı ve Ödül Töreni'nde ödüle layık görüldü.
Çevresel liderliğimizi yeni bir boyuta taşıdık
Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş stratejilerinin merkezine yerleştirdiklerini belirtti.
Şahin, "İş birimlerimiz ve paydaşlarımızla yürüttüğümüz kapsamlı sürdürülebilirlik çalışmaları sonucunda CDP İklim Değişikliği Programı'ndaki 'A' skorumuzu bu yıl da korurken, ilk kez raporlama yaptığımız CDP Su Güvenliği Programı'nda 'A-' skorunu elde ettik. Böylelikle ülkemizdeki ve küresel A Listesi'ndeki çevresel liderliğimizi yeni bir boyuta taşıdık. 2020 baz yılından 2025'e kadar olan süreçte, grup düzeyinde Kapsam 1, 2 ve 3 kategorilerindeki tüm emisyon hesaplamalarımızı büyük bir titizlikle tamamladık ve raporlamamızı en üst seviyeye çıkardık." ifadelerini kullandı.
Sadece çevresel etkilerini yönetmekle kalmadıklarını, iklimle ilgili risk ve fırsatlarını ölçülebilir hale getirip finansal kararlarının bir parçası yaptıklarını aktaran Şahin, "Kapsamlı İklim Eylem" planlarını entegre raporlarına dahil ederek, emisyon azaltma hedeflerini Bilimsel Tabanlı Hedefler Girişimi (SBTi) uyum süreciyle daha da somutlaştırdıklarını aktardı.
Şahin, vizyonlarının kalıcı olması adına sürdürülebilirlik Temel Performans Göstergelerini (KPI) tüm çalışan seviyelerine yaydıklarını ve güçlü bir yönetişim sergilediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Sürdürülebilirliği Türkiye'nin kendi kaynaklarıyla gücünü geleceğe taşıma iradesinin önemli bir parçası olarak görüyor, bu yaklaşımı Türk Telekom'un iş yapış biçimine ve çalışma vizyonuna entegre ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de raporlama süreçlerimizi en üst seviyeye taşırken, çevresel ve finansal sürdürülebilirliği bütüncül bir yaklaşımla yönetmeye devam edeceğiz."
Türk Telekom Sivas GES enerji üretimine başladı
Ulaşımdan sağlığa, enerjiden güvenliğe kadar pek çok alanda çevre dostu çözümler sunan Türk Telekom, 15 şehirde yürüttüğü akıllı şehircilik uygulamaları, aydınlatma projeleri ve kavşak çözümleriyle farklı alanlarda da sürdürülebilir ve çevreci projeler geliştiriyor.
Yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına çalışmalar gerçekleştiren Türk Telekom, güneş enerjisi santrallerine (GES) yönelik yatırımlarla enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklardan sağlamaya odaklanırken, Türkiye'nin enerji bağımsızlığı hedeflerine katkı sunuyor.
Türk Telekom'un 1300 dönümlük arazi üzerine Sivas'ta inşa ettiği GES, yıllık 128 MWp enerji üretim kapasitesiyle Türkiye'nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak enerji üretimine başladı.
GES yatırımlarını Malatya ve Ağrı'da sürdürecek Türk Telekom, toplam 6 bin dönüm arazi üzerinde 530 MWp seviyesinde kurulu güce sahip üç adet GES'i gelecek yıllarda devreye alarak tam kapasite üretim yapmayı hedefliyor. Üç şehirde yapacağı yatırımlarla yıllık 800 GWh enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefleyen şirket, yıllık 350 bin ton seviyesinde karbon salımını engelleyecek.
Sürdürülebilir teknolojileri günlük yaşamda da erişilebilir kılmayı amaçlayan Türk Telekom, girişim sermayesi şirketi TT Ventures ile E4 Şarj-Elektrikli Araç Şarj Ağı projesini hayata geçirdi. Türkiye'nin her yanında şarj istasyonları kuran şirket, elektrikli araç kullanıcılarına güvenli, çevreci ve kesintisiz bir şarj hizmeti sunuyor.
Hedef 2050'de net sıfır emisyon
Türk Telekom, çevresel sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde iş geliştirme faaliyetlerine de devam ediyor. Veri yönetişimi ve finansal analizlerle güçlenen stratejisi kapsamında iklim değişikliğinin iş üzerindeki potansiyel etkilerini sayısallaştırarak "risk-fırsat" analizlerini finansal tablolara yansıtan Türk Telekom, kurumsal karar alma süreçlerini söz konusu verilerle şekillendiriyor.
Enerji verimliliği çözümleri, akıllı şehir uygulamaları ve yeni nesil yeşil şebeke teknolojileriyle iklim kriziyle mücadele eden şirket, 2030'a kadar emisyonlarını yüzde 45 azaltmayı ve 2050 yılında net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyor.




Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…