Son dönemde Suriye’de PYD/YPG’nin kontrol ettiği bölgelerden haberler geçen Nazım Daştan ve Cihan Bilgin adlı gazetecilerin Halep’e 90 kilometre uzaklıkta bulunan Teşrin Barajı yakınlarında uğradıkları bir SİHA saldırısında öldürülmesine tepkiler sürüyor.

Diyarbakır’da da Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKGD), Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFGD), DİSK-Basın-İş gibi gazeteci örgütleri saldırıları protesto etmek amacıyla basın açıklaması yapmak istedi.

DEM Partililer’in de destek verdiği açıklama için gruplar Yenişehir ilçesindeki Sanat Sokağı’nda toplandı. Ancak polis grupları çembere alarak, biraraya gelmelerine izin vermedi.

Polis, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’nde toplanan gazeteci örgütlerinin temsilcilerinin bina dışına çıkmasına müsaade etmedi. Bina girişini ablukaya alan polis, açıklamayı takip eden gazetecileri de engelledi. Polis, gazetecilerin görüntü almasına kalkanlarla engel oldu. Binadan çıkmalarına izin verilmeyen gazeteciler tepkilerini alkış ve sloganlarla dile getirdi.

Eylem için toplanan gruplar da alkış ve sloganlarıyla gazetecilere destek olurken, polis bu grupları dağılmaları için sık sık uyardı. Eylemciler polis çemberinin içinde açıklama yaptıktan sonra dağıldı.

Gazeteci örgütleri tepkili

Açıklamanın ardından VOA Türkçe’ye konuşan gazeteci örgütlerinin temsilcileri hem saldırıya hem polisin açıklamaya izin vermemesine tepki gösterdi. DİSK Basın-İş Diyarbakır Temsilcisi Hakkı Boltan, saldırıdan Türkiye’nin sorumlu olduğunu iddia etti.

Bina girişinde yapılan basın açıklamasını çekmek isteyen gazeteciler polisler tarafından kalkanlarla engellendi.

Boltan, saldırının kasıtlı yapıldığını savunarak, “Türkiye’de gazetecilere yönelik saldırılar bir politika olarak devam ediyor. Şimdi yeni bir saldırıya şahit olduk. Gazetecilere planlı, bilinçli bir saldırı gerçekleştirildi. Nazım da Cihan da haberden geliyordu. Çok ağır bir çatışmanın ortasından geliyordu. Geldikleri bölgedeki çatışmanın içeriğinin bilinmesi istenmiyordu. Savaşı elde kameraları ile yerinde, objektif olarak izliyorlardı. Oradan gelirken SİHA’lar tarafından takip edilmişler, suikastla katledildiler. Bu Türkiye’nin karar verdiği bir tavır, gerçeklerin ortaya çıkmasını istememesindendir” dedi.

Saldırının Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait bir hava aracı tarafından gerçekleştirildiği iddia ediliyor. Milli Savunma Bakanlığı konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.