Bir döneme imzasını vuran halkın sevgisini kazanmış, Arabesk müziğin unutulmaz ismi Ferdi Tayfur’un beklenmedik vedası, tüm Türkiye’yi  yasa boğdu. Yıllarca dilden dile dolaşan şarkılarıyla dinleyicilerinin ruhuna dokunan bu büyük sanatçının ardında bıraktığı miras sadece melodileriyle sınırlı kalmadı. Ferdi Tayfur, kaleme aldığı üç kitapla, hayata dair derin düşüncelerini de sevenleriyle paylaşmıştı.

Bir Zamanlar Ağaçtım“ adlı kitabında, Tayfur sadece kendi öyküsünü anlatmakla kalmamış, özünün derinliklerinden kopup gelen sözlerle okurlarına yeni ufuklar açmış. 2013 yılında Uçuş Noktası Dergisi’ne verdiği bir röportajda bu kitaptan ve yaşam felsefesinden bahseden Tayfur, samimi açıklamalarıyla okuyucularının gönlünü bir kez daha fethetmişti.

BABAM BENİ  OKUTSAYDI…

Kitaplarında, çocukluğundan itibaren yaşadıklarını içtenlikle dile getiren Tayfur, bir yerde şöyle yazar: „Babam beni okutsaydı, Deniz Gezmiş olurdum.

Röportaj sırasında, bu sözün anlamını soran gazeteci Berrin Karakaş’a, Tayfur şu cevabı verir: „Yalanı sevmem ben. Niye yalan söyleyesin ki? Kendine güvenen bir insanın yalana ihtiyacı yoktur. Bir arkadaşım geçenlerde dedi ki: ‘İstanbul’un yarısı, diğer yarısından geçiniyor.’ Ne kadar tuhaf bir dünya, değil mi? Haksızlık, adaletsizlik insanın içini yakıyor. Belki de o yüzden Deniz Gezmiş’i anlayabiliyorum. Onun gibi bir cesarete sahip olabilir miydim, bilmiyorum ama hayatta adalet peşinden giderdim. Bu da beni bir Deniz Gezmiş yapabilirdi.

Ferdi Tayfur’un sesi biraz hüzünlü çıkıyor bu sözleri söylerken. İçinde bir yerlerde yarım kalmış bir hikâye var gibi. Babasının bir zamanlar ona büyük hayallerle yaklaşışını hatırlıyor: „Babam, „Gerekirse ceketimi satıp bu çocuğu okutacağım’ dermiş. Ama olmadı. Paşa olacak dediği o çocuk, bir şekerci  dükkânında çıraklıkla hayata başladı. Kaderimiz böyleymiş.

YILMAZ GÜNEY’LE ANILARI

Ferdi Tayfur’un bir başka çarpıcı anısı, Yılmaz Güney ile ilgiliydi. Tayfur’un, Yılmaz Güney’in oğlu’nun sünnet düğününde çekilen bir fotoğrafı eleştirilere neden olmuştu. „Yılmaz Güney elini omzuma koymuş bär fotoğrafı, o dönemin basınının bir bölümünde, ‘Ferdi Tayfur Yılmaz Güney’e yakın durmakla davaya ihanet mi etti?diye yazılmışdı. Bu kadar uydurma bir yorum olamaz. Sonra zaten yalanladılar, ama olan oldu.

ALIN YAZISI

Hayatında hırslı bir politikacı ya da bir paşa olabilirdi belki, ama Ferdi Tayfur şarkılarıyla halkın gönlünü kazandı. Yazılı bir alın yazısına inanır gibiydi. „Bizim kaderimiz buydu. Paşa olamadım, ama halkın Ferdi’si oldum.“

Haber/Yorum: Ali Akdemir