Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, savaş yöntemlerinin değiştiğini belirterek, "Bunu anlayan iki ülke var, Ukrayna ve Türkiye. Diğer tüm ülkeler ise bu iki ülkeyi örnek almak zorunda." dedi.
Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında Ankara'da bulunan Bakan Francken, iki ülke ilişkileri ve gündeme dair açıklamalarda bulundu.
İstanbul'daki temaslarının harika geçtiğini belirten Francken, çok sayıda girişimciyle görüşmeler yaptıklarını ve verimli toplantılar gerçekleştirdiklerini söyledi. Türkiye'de sıcak karşılandıklarını esprili bir dille anlatan Francken, ülkesine döndüğünde diyete başlaması gerekeceğini ifade etti.
Türkiye temaslarında birçok sözleşme imzaladıklarını hatırlatan Francken, Baykar'a yaptıkları ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Baykar dışındaki şirketlerle de görüştüklerini ve tersane ziyaretinde bulunduklarını belirtti.
Ankara'da Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün başta olmak üzere yetkililer tarafından sıcak karşılandıklarını aktaran Francken, Türkiye-Belçika Savunma Sanayii Günü etkinliğinin tarihi bir an olduğunu vurguladı. Bu etkinlikte çok sayıda girişimcinin bir araya gelerek anlaşmalar üzerinde çalıştığını ve sözleşmeler imzaladığını söyledi.
Türkiye'de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Francken, "NATO'nun doktrinini gerçekten değiştiren iki ülke var: Bunlardan biri Ukrayna, diğeri ise Türkiye." dedi.
Francken, inovasyon, Ar-Ge, teknoloji, yapay zeka, dron karşıtı sistemler ve dron gibi Türkiye'nin çalıştığı alanların dönüşümün merkezinde yer aldığını anlattı. Baykar'ın bu alanda en ünlü şirketlerden biri olduğunu vurgulayan Francken, bu durumun "akıl alıcı" olduğunu belirtti.
NATO tatbikatları ve Ukrayna'nın dron alanındaki çalışmalarına işaret eden Francken, "Bu nedenle değişmemiz gerekiyor. Savaşma biçimimizi de değiştirmemiz gerekiyor. Zira aksi halde Ruslar da sürekli eğitim yapıyor. Bu nedenle hazır olmak zorundayız." diye konuştu.
Savaş yönteminin hızla değiştiğini belirten Francken, "Bunu anlayan iki ülke var, Ukrayna ve Türkiye. Diğer tüm ülkeler ise bu iki ülkeyi örnek almak zorunda." dedi.
Göreve başladığı ilk gün dron entegrasyonunun hızlandırılmasından sorumlu yeni bir general atadığını belirten Francken, muhalefetteyken dron teknolojisi üzerinde çalışmanın etik olmadığı düşüncesiyle bu alana uzak durulduğunu ancak artık herkesin bu teknolojiyi kullandığını söyledi. Francken, "Dolayısıyla yerinizde sayamazsınız, çünkü yerinizde sayarsanız savaşı kaybedersiniz. Umarım hiç savaş yaşamayız." diye ekledi.
Dünyadaki mevcut durumun endişe verici olduğunu kaydeden Francken, hazırlıklı ve yeni teknolojilere sahip olmanın önemine değindi.
Bakan Francken, ülkesinin dron teknolojisi alanında iki büyük projesi olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Anti-dron projesi var. Bu, 1 milyar doları aşan bir proje. İhale süreci şu anda devam ediyor. Konsorsiyumda en az bir Belçikalı şirketin yer alması gerekiyor. İhale sürecinin yıl sonunda sona ereceğini düşünüyorum. İkinci konu ise anti-dron teknolojisi. Bu alanda pek çok şey oluyor, birçok yeni gelişme var, araştırdığımız konular var. Dolayısıyla Türk şirketleri için de pek çok imkan var. Siz çok öndesiniz, bu yüzden size yetişmemiz gerekiyor ve sizden çok şey öğrenebiliriz."
Francken, teknoloji alanında Türkiye ile Belçika'nın birlikte çalışabileceğine işaret ederek, Türkiye'nin, Belçika'da gemiler için motor üretimi yapan ABC şirketiyle de çalıştığını hatırlattı. Türkiye'nin yeni muharebe tankı projesinde de birlikte çalıştıklarını aktaran Francken, üzerinde çalışılan çok fazla kabiliyet olduğunu dile getirdi.
Ziyaret kapsamında birçok niyet mektubu, mutabakat zaptı ve anlaşma imzaladıklarını kaydeden Francken, İstanbul'da 37 belge imzalandığını ve Ankara'da da imzalanacağını aktardı. Bu ziyaretin birçok somut getirisi olduğunu belirten Francken, Belçika'daki en büyük yatırımlarından birinin Lommel kentindeki yaklaşık 750 milyon avro değerindeki cam ambalaj fabrikası olduğunu söyledi. İlerleyen günlerde başka büyük yatırımların da olacağına işaret eden Francken, bugün Milli Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Belçika Savunma Bakanlığı Arasında Niyet Mektubu'nun imzalandığını anımsattı. Bu durumun, gelecekteki operasyonel eğitim faaliyetlerinde işbirliğini, Hürmüz Boğazı'ndaki mayın temizleme çalışmalarında ve Karadeniz'de birlikte çalışmayı kapsadığını belirtti.
Büyük bir ekonomik misyonun olmasının çok iyi olduğuna değinen Francken, görüşmelerin ve söylemlerin ötesinde anlaşmalar imzalanmasının en önemlisi olduğuna dikkati çekti.
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki Gümrük Birliğinin olası modernizasyonuna ilişkin Francken, yeni bir ticaret anlaşmasına ihtiyaç duyulduğuna işaret ederek, şunları dile getirdi:
"Ancak Avrupa Birliği'nde Kıbrıs gibi diğer meseleler nedeniyle bazı tıkanıklıklar var. Bu gerçekten büyük bir sorun ve talihsizlik çünkü bizim size ihtiyacımız var, sizin de bize ihtiyacınız var ve birlikte daha güçlü olabiliriz. Bu yüzden gerçekten bu meseleleri ele almalı ve çözmeyi denemeliyiz. Belçika bunu çözemez. Biz, kesinlikle yeni bir anlaşmadan yanayız. En kısa sürede Avrupa Güvenlik Eylemi (SAFE) kredi mekanizmasına dahil olmanızı istiyoruz. Ama her zaman nihayetinde iş, vetolara ve diğer siyasi sorunlara geliyor."
Francken, Ankara'da düzenlenecek 2026 NATO Zirvesi'ne Türkiye'nin ev sahipliği yapacağını hatırlatarak, bu zirve kapsamında özellikle endüstriyel üretim ve savunma işbirliği konularının konuşulmasını umduklarını belirtti.
Tüm Avrupa ülkelerinin savunma alanındaki harcamalarını artırdığını kaydeden Francken, Belçika'nın da yüzde 60'lık artışla NATO ittifakı içindeki en büyük artışı kaydettiğini vurguladı. Yatırım yapılacak paranın haricinde üretim sistemlerine sahip olmanın da önemli olduğunu ifade eden Francken, "Sorun da bu, (Belçika) şu anda yeterli üretim kapasitemiz yok ve üretimi artırmamız gerekiyor." dedi.
NATO'nun verdiği birlik mesajının önemine dikkati çeken Francken, "Umarım Türkiye yoğun diplomatik çaba gösterir, böylece her şey sakinleşir. NATO ittifakı ve müttefikler arasında çok fazla çatışma ve karşılıklı suçlama yaşanmaz. Her şey sakinleşirse ve bölünme değil, birlik sergilersek çok iyi olur. Çünkü birlik olursak ayakta kalırız, bölünürsek yıkılırız." diye konuştu.
Francken, İstanbul Boğazı'nda gerçekleştirdikleri sahil turunun ziyaretin en unutulmaz anlarından biri olduğunu söyledi. Sahil güvenlik botuyla Boğaz Komutanlığına yapılan yolculuk sırasında yunusları gördüklerini belirten Francken, "Bu gerçekten en güzel andı." ifadesini kullandı.
Belçika Kraliçesi Mathilde ile araçta yaklaşık bir saat geçirme fırsatı bulduğunu aktaran Francken, bu süreçte keyifli bir sohbet ettiklerini dile getirdi. Kraliçe Mathilde'nin ilk kez ekonomik misyona liderlik ettiğine dikkati çeken Francken, daha önce bu görevi genellikle Prenses Astrid'in üstlendiğini belirterek, "Ben her zaman bu ziyaretlere katılıyorum ancak ilk kez kraliçeyle birlikteyim." diye konuştu.





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…