AKP genel başkanı Erdoğan “Faizin olduğu yerde bereket olmaz “gibi boş sözler söylemeye devam ediyor.

Peşine ne diyor genel başkan “Coğrafyamızdaki güven iklimi, savaş, kriz, kardeş kavgası ve belirsizliklerin tesiriyle giderek daha da fazla tahrip ediliyor.”

Demek ki neymiş mesele;

Coğrafyanızda ki güvensizlik, kardeş kavgası, kriz ve hatta bereketsizliğin tek sebebi AKP ve benzeri zihniyetlerin 25 senedir yönetici konumda olmasıdır.

Bizim bereketsizliğimizin sebebi, başta AKP sonra tün bereketsizliğe destek veren “suç ortağı “MHP, daha sonrada muhalif gözüküp demokrasi varmış gibi bizleri oyalayan CHP’dir.

Başta AKP yönetimine saldırıp şimdi peşinden giden onursuz duruş sergileyenleri hiç anlatmayalım.

Gerçi hangisi partide onurlu bir duruş var desem, on dakika düşünmeden bilemezsiniz.

Neyse gelelim genel başkanın sözlerine, “İslam iktisadının ayrılmaz bir parçası olan katlım finans, tüm dünya için daha adil ve güvenli bir modeldir.”

Bak bak, faiz olunca bereket gidiyor ama katılım bankaları İslami ve güvenli bir modelmiş!

Peki;

Bu katılım bankaları 2025 yılında %30-%40 kar payı dağıtmışsa,

Birde buna işletme masrafı ve bankanın kendi kazandığını eklersek,

En iyi ifade ile %50 gibi bir parayı hangi İslami yöntemle kazandı? Ya da hangi yetimin ekmeğine göz dikti. %50 faizi ödeyenin hiç mi yetim akrabası yokmuş yani?

Ticaretten mi kazanmışlar?

O zamanda fahiş fiyattan ürün satmak gerekmiyor mu, madem ticarette bu kadar para var bankacılıkla niye uğraşıyorlar? Var mı çevrenizde tanıdıklar, “ticaret yapıyorum her yıl %50 net kazanırım keyfim yerinde” diyenler.

Bir insan, bir teşkilat 50 sene aynı adamlarla siyaset yapıyorsa bu hizmet için değildir!

AKP yönetimi ve yanlış gidişatın ortağı MHP sayesinde bu Devlet 25 senedir günlük faizle borç bulmadan maaşları ödeyemiyor bütçeyi yönetemiyor.

25 senedir her ay faizle borç bulmak için, yetkililer dünya turunda ve para peşinde koşuyor.

25 senedir faizle borç verenlere muhtaç olanlar çıkmış birde bereketten bahsediyor.

CHP mi?

Bir koltuk kavgası için meydanları yıkanların, hangisi haksız hiç sormayın.

Üç kuruş emekli maaşı için meydanlara inip bu kadar gürültü çıkartsalar, emekçinin yanında dursalar, ya da MHP’nin Milliyetçiliği kadar “Türkçü” olup Kürtlere kucak açabilseler zaten iktidar olurlardı.

Parti yönetimi için gösterdiği gayreti, seçimlerde gösterselerdi veya mühürsüz oylara itiraz için meydanlarda ıslak gömlekle resim çektirselerdi her şey başka olabilirdi!

Gelelim “özlü ” sözümüze;

İki siyasetçi ormanda bir kadına tecavüz ederken, yaşlı olan genç olana demiş ki “Hem tecavüz et hem de yüksek sesle bağır “

Neden demiş küçük ortak, yani diğer siyasetçi.

“Hem becer hem bağır ki kimin kimi ettiği belli olmasın “

Yöneten siyasetçiler bağırmaya başladı mı anlayın ki “Beceren siz değilsiniz “

Geçen de çıkmış bir başkan diyor ki, on çocuk yapın araba hediye edelim! Bu kadar Halktan kopuktur siyaset.

Hukuk yoksa, adil yargılanma bile yoksa, yandaş siyasetçilere hesap sorulamıyorsa bırakın faizi filan …

Bu Memlekette bir bereketsizlik varsa tek sebebi bu günkü siyasetçilerimizdir!