Cumhuriyet Halk Partisi, Kuvayı Milliye’den, Müdafaa-i Hukuk’dan, Ulusal Kurtuluş Savaşımızdan, Halk Fırkası’ndan doğan, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve ilkeleri Cumhuriyetçilik, Ulusçuluk, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik, Devrimcilik olan Türkiye’nin en köklü partisidir. Atatürk ilke ve devrimleri, CHP iktidarı ile perçinleşmiştir. CHP, ülkemizin kurtuluş ve kuruluşuna öncülük etmiş, yüz yıllık bir çınardır. CHP, cumhuriyetimizin belleğidir, laik cumhuriyetimizin güvencesidir. CHP, yaşayan bir tarihtir.

Bugün ülkemizin bütün sorunları bir yana bırakılmış, CHP’nin durumu konuşulmaktadır. Çünkü ‘kesin hükümsüzlük-mutlak butlan’ tartışmaları ile parti iki başlı yönetime sürüklenmiştir. Hukukun zorlamasıyla genel başkan koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu’nun neler yaptığı ortadadır. Sürekli yanlış politikalar üretmesi, hatadan ziyade proje olduğu konusunda fikir birliğine varılmasına yol açmıştır. Ancak ‘hain Kemal’ söylemi, kuruluş ilkelerini benimseyen gerçek CHP’lilere yakışmamaktadır.

Özgür Özel ise ‘kesin hükümsüzlük-mutlak butlan’ kararından sonra grup başkan vekili olarak görevine devam etmektedir. Özgür Özel ile birlikte partiyi yönetenlerin hepsi, Kılıçdaroğlu genel başkanken yine parti yönetiminde bulunmaktaydılar. Ancak ne Özgür Özel ne de diğerleri Kılıçdaroğlu’nun yanlışlarına ses çıkarmadıkları gibi her yaptığına onay verdiler.

CHP BÖLÜNMEMELİ

Yani her iki grup arasında ideolojik bir ayrışma yoktur. Bugün CHP’de en büyük sorun, Altı Ok ilkelerine bağlı, Kemalizm’i özümsemiş, ulusalcı, gerçek yurtsever ve devrimci kadroların yönetimde olamamasıdır.

Kemal Kılıçdaroğlu, 30 Mayıs Cumartesi günü yaptığı konuşmada üniter devlet vurgusu yapmıştı. Bunun gereği olarak CHP’nin TBMM’deki komisyondan çekilmesi ve yapılacak anayasa değişikliklerine katılmayacağı açıklanmalıdır. Böylece parti tabanı kazanılacağı gibi, AKP’nin adamı olduğu algısı da yıkılmış olur. Ancak Kılıçdaroğlu’nun önceki söylem ve eylemlerine bakıldığında, bunun da bir politik manevra olduğu anlaşılabilir.

‘Kürt sorunu’ ve ‘eşit yurttaşlık’ söylemlerini ağzından düşürmeyen Özgür Özel’in 9 Mayıs 2026 tarihli İngiltere’de yayınlanan The Economist Dergisindeki yazısı ile 1 Haziran 2026 tarihli ABD’de yayınlanan Newsweek Dergisindeki yazısı, emperyalizme yeşil ışık yakmaktadır. Bugün ABD emperyalizmi ile NATO ve AB’nin güvenliğini koruma görevi yapmak, ülkemizin Karadeniz’in kapı bekçisi olduğunu bildirmek, CHP’nin kuruluş ilkeleriyle çelişmektedir. Gerçekten çok aşağılayıcı ve incitici bir ifade olduğunu anlamamız gerekir. Kısaca ya Atatürk’ün çizdiği tam bağımsızlık ve emperyalizm karşıtlığı yolundan gideceksiniz ya da emperyalizme selam çakarak, NATO ve AB ile stratejik ortaklık yapacaksınız.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün iki büyük eserinden biri olan CHP’yi koruyup, ilke ve devrimleri doğrultusunda daha da ileri götürmek yerine, kendi çıkarları doğrultusunda hareket edenler, Atatürk’e ihanet etmektedirler. Ne yazık ki selden kütük kapmak isteyen yandaşlar da bunlara seyirci kalmaktadır. CHP’ye, gerçek CHP’liler sahip çıkmalıdır; butlancı ve onunla kayıkçı kavgası yapanların mücadelesi inandırıcı değildir. Şimdi ‘Kılıçdaroğlu hain, Özel çok başarılı’ diyenlerin aynaya bakması gerekmez mi? Her genel başkanı baş tacı edenler, tüm yanlışlara destek verenler, sessiz kalanlar bu yaşananların sorumluları arasındadır. Kişilere olduğundan fazla değer vermemek ve biat etmemek gerekir; asıl olan CHP’nin kurumsal kimliğidir, ilkeleriyle, ideolojisiyle iktidar olması gereken CHP’dir.

Tam bağımsız Türkiye’de onurlu, erdemli ve başı dik yaşamak için CHP’ye sahip çıkmalıyız, CHP bölünmemelidir. Türkiye’nin CHP’ye, CHP’nin ilkeli, bilgili, kültürlü kadrolara gereksinimi vardır. CHP’nin toplumun umudu olabilmesi ve Türkiye’nin geleceğine yön verebilmesi için Atatürk ilke ve devrimlerini özümseyen nitelikli kadroların yönetimde olması gerekmektedir.

CHP bölünürse Özgür Özel’in kuracağı yeni partinin yaklaşık %40 oy alacağı anketlerde açıklanmaktadır. Bu, CHP’nin bölünmesi için yeni bir algı operasyonudur, bunlara inanmamak gerekir. Anımsanırsa 2010 Mayıs ayında Kemal Kılıçdaroğlu CHP genel başkanlığına aday olduğu zaman anketlerde CHP’nin oyunun %40’lara dayandığı açıklanmıştı; sonuç ortada…

Yaşadığımız günlerde önümüze konulan seçeneklerden birini seçmek bizi yanlıştan kurtarmaz, esas olan CHP bölünmeden kurucu değerlere bağlı yeni bir  seçenek yaratmaktır. Bugün mevcut seçeneklerden birinin arkasına sorgulamadan gitmek bizi hatalardan arındırmaz. Mevcut CHP programıyla, tüzüğüyle, parti içi demokrasisiyle, örgüt yapısıyla ve yönetim kadrosuyla iktidar alternatifi olmak çok zordur. Bunların hepsinin çağa ve demokrasiye uygun şekilde yenilenmesi gerekmektedir. Atatürk ilke ve devrimlerini özümsemiş, emperyalizme geçit vermeyen yeni bir siyasal kadro ile bu iş başarılabilir. Bu görev, Gençliğe Hitabe ve Bursa Nutkundan sorumluluk çıkaran nitelikli kadrolarla gerçekleştirilecektir. Böylece CHP’nin bütün yanlışlardan arınarak iktidara yürüyüşü sağlayacaktır. Kuruluş ilkelerine dönen CHP, toplumun da umudu olacaktır.

Suay Karaman