TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşa ilişkin, "Temennimiz, bu savaşın bir an önce sona erdirilmesidir. İmzalanacak nihai barış anlaşmasının bölgenin barış, istikrar ve refahına hizmet ederek, bugünkünden daha sağlam bir alt yapı oluşturması büyük önem taşımaktadır." ifadesini kullandı.
TBMM Dışişleri Komisyonu, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplandı. Oktay, toplantının başında yaptığı konuşmada, İsrail ve ABD'nin saldırılarıyla başlayan savaşın 74. gününe girdiğini, son 1 aydır teorik ve kırılgan bir ateşkes sağlanmasına rağmen çatışma ortamının son bulmadığını belirtti.
Oktay, mevcut aşamada Hürmüz Boğazı'nda serbest seyir-sefer yapılamadığını, Türkiye'nin yaklaşımının bölgede savaş öncesi uygulamaya geri dönülmesi olduğunu söyledi. Savaşın İsrail'in savaşı olmasına rağmen, başta bölge ülkeleri olmak üzere bedelini tüm dünyanın ödediğini ancak bedeli İsrail'in ödemesi gerektiğini kaydetti.
Bölge ülkelerinin güvenlik stratejilerini gözden geçirmeye başladığını ifade eden Oktay, dost ve kardeş bölge ülkelerinin güvenlik mimarisi ve savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesine katkı sağlamaya çalışıldığını ve buna Avrupa'nın da dahil olduğunu belirtti.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, şunları söyledi:
"Bölgesel gerilimin kardeş ülkeler arasında bir çatışmaya dönüşmesi riski mevcuttur. Bunun engellenmesi için Türkiye yoğun çaba harcamaktadır. Temennimiz, bu savaşın bir an önce sona erdirilmesidir. İmzalanacak nihai barış anlaşmasının bölgenin barış, istikrar ve refahına hizmet ederek, bugünkünden daha sağlam bir alt yapı oluşturması büyük önem taşımaktadır."
İran'daki savaş nedeniyle Gazze ve Batı Şeria'daki durumun ikinci plana düşmemesi gerektiğini vurgulayan Oktay, şu değerlendirmeyi yaptı:
"İsrail'in sürdürmekte olduğu 'tüm Filistinlileri topraklarından ederek tek bir İsrail devletinin kurulması' fikrine şiddetle karşı çıkılmalıdır. İsrail'in Filistin, Lübnan, Suriye ve İran başta olmak üzere bölge ülkelerine yönelik saldırıları ve işgal girişimleri hiçbir şekilde kabul edilemez. İsrail'in başta kendi halkının güvenliği ve geleceği için bu saldırılardan ve işgal girişimlerinden vazgeçmesi elzemdir."
Komisyonda 4 kanun teklifi görüşüldü.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan kanun tekliflerine ilişkin bilgi verdi ve milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Kulaklıkaya, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'ne dair yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 3 Şubat 2026 tarihinde Suudi Arabistan ziyaretinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti arasında yenilenebilir enerji santrallerine ilişkin hükümetlerarası anlaşma imzalandığını anımsattı.
Anlaşmayla Türkiye'de toplam 5 bin megavat kurulu güce ulaşacak güneş ve rüzgar enerjisi projelerinin Suudi Arabistan Krallığı şirketlerince geliştirilmesinin kararlaştırıldığını belirten Kulaklıkaya, şunları kaydetti:
"İlk aşamada Sivas ve Karaman'da olmak üzere her biri bin megavat elektrik kapasitesinde kurulu güce sahip toplam 2 bin megavat güneş enerjisi santrallerinin hayata geçirilmesi planlanmaktadır. Tamamı dış finansman yoluyla gerçekleştirilecek projeler doğrudan yabancı yatırım niteliği taşımakta olup uluslararası finans kuruluşları tarafından da desteklenecektir. İnşa edilecek santrallerden üretilecek elektrik enerjisi 30 yıl süreyle Elektrik Üretim AŞ tarafından satın alınacak, santraller için tahsis edilen alanların mülkiyeti Elektrik Üretim AŞ'de kalacak ve otuz yıllık sürenin sonunda Elektrik Üretim AŞ'nin santralleri bedelsiz devralma hakkına sahip olacaktır.
İmzalanan hükümetlerarası anlaşma yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, dışa bağımlılığın azaltılması, 2035 yılına kadar 120 bin megavat güneş ve rüzgar kurulu gücüne ulaşma hedefi ve 2053 net sıfır emisyon hedefi ile On İkinci Kalkınma Planı'nda yer alan politika önceliklerine ulaşılması bakımından önemli bir adım niteliğindedir."
İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, söz konusu teklife ilişkin eleştirilerinin olduğunu söyledi.
Ergun, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Eleştirilerimin temel noktası, yenilenebilir enerji hedefi değil de anlaşmanın hukuki, mali, mülkiyet, tedarik ve uyuşmazlık çözüm mimarisinin Türkiye lehine yeterince dengeli olmaması. Özellikle bazı maddeler Türkiye'nin egemenlik alanını zayıflatan maddeler, kamu riskini arttırıyor ve yerli sanayiyi ikinci plana atan hükümler içeriyor. Anlaşmanın 2'nci maddesinde Faz 2 projelerine ilişkin kapasite, saha ve tarife detaylarının daha sonra diplomatik notalarla belirleneceği düzenlenmiştir. Çok muğlak bir ifade ve 'diplomatik notalarla' bunun standart dışı olduğu kanaatindeyim."
Komisyonda uluslararası anlaşmaların onaylanmasının uygun bulunmasına dair 4 kanun teklifi kabul edildi.
Kabul edilen kanun teklifleri şunlardır:
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ekvator Ginesi Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Savunma İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi
- Türk Devletleri Teşkilatı Sivil Koruma Mekanizmasının Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi
- Uluslararası Bakır Çalışma Grubu Çalışma Şartnamesi ile Şartnamede 1992 ve 2005 Yıllarında Yapılan Değişikliklerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi





Comments
…Loading comments…