Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz, enerji, savunma ve gıdanın milli güvenlik konusu olduğunu belirtti. Gıdada, enerjide ve savunmada kendi kendine yetemeyen ülkelerin yaşayacağı sıkıntıların daha görünür hale geldiğini söyledi.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "Yapay Zeka ve Otonom Sistemler ile Tarımsal Dönüşüm" programında konuşan Karagöz, savunma sanayisindeki teknolojik birikimin tarım ve hayvancılık alanına aktarılması gerektiğini ifade etti.
Karagöz, TEKNOFEST 2025'te tarım teknolojilerine yönelik farkındalık oluşturduklarını belirterek, "İstanbul Atatürk Havalimanı'nda ve TEKNOFEST'te ineğin ne işi var? diye çok sorgulayanlar oldu. Yaklaşık 3 bin metrekarelik alanda inekler vardı, otonom sistemler vardı. Orada Türkiye'de tarım teknolojisi geliştiren şirketleri, startupları, bu konularda bir şeyler yapmaya çalışan paydaşları bir araya topladık. Farkındalık oluşturmak istedik." diye konuştu.
Genç mühendislerin tarla dronları, buzağı besleme sistemleri, sağım sistemleri ve görüntü işleme teknolojileri gibi alanlarda çalıştığını anlatan Karagöz, gençlerin bu teknolojilerle tarımsal üretim yapmak istediğini ancak nereden başlayacaklarını bilemediklerini söyledi. Bu durumun, farkındalık oluşturmanın ötesinde bir ekosistem inşa etme ihtiyacını ortaya koyduğunu gördüklerini ifade etti. Savunma sanayisinde üretilen insan kaynağı, öz güven devrimi ve "Yapabiliriz" duygusunun tarım ve hayvancılığa da sirayet etmesi gerektiğini, burada da kendi makinelerini üretmeleri gerektiğini belirtti.
Tarımda veri, gıda ve üretim güvenliğinin milli güvenlik meselesi haline geldiğine dikkati çeken Karagöz, "Eğer veri konusu milli güvenlik meselesiyse, işte bizim konumuz. Eğer gıda milli güvenlik meselesiyse, işte bizim konumuz. Bugün tüm dünyada enerji, savunma ve gıda, milli güvenlik konusu olarak konuşuluyor. Gıdada, enerjide ve savunmada kendi kendine yetemeyen ülkelerin yaşayacağı sıkıntılar artık daha görünür hale geldi." dedi.
Türkiye'de tarım nüfusunun yaşlandığını ve köylerde üretici sayısının azaldığını vurgulayan Karagöz, gençlerin yeni dönemde yapay zeka destekli ve otonom sistemlerle üretime kazandırılmasının hedeflendiğini söyledi.
Karagöz, dünyanın kendi kendine yeterliliği ve sürdürülebilirliği merkeze alan bir dünya haline geldiğini belirterek, "'Şuradan alırız' diyebilme şansımız yok. Bir cevap vermemiz lazım. Vereceğimiz cevap ne? Vereceğimiz cevap teknoloji." değerlendirmesinde bulundu.
TÜME olarak Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile protokol imzaladıklarını dile getiren Karagöz, "İstedik ki Türkiye'de bu sene 10 üniversiteye TÜME olarak çiftlik hibe edelim. Bu otonom çiftliklerde teknoloji geliştiren hocalarımız, tarımsal, bitkisel ve hayvansal yönetim metodolojisi geliştiren hocalarımız gelsin, projeler üretsin. Bu otonom çiftliklerde ziraat mühendisleri, veteriner fakültesinde okuyan arkadaşlarım, bilgisayar okuyan arkadaşlarım, sosyoloji okuyan arkadaşlarım, psikoloji okuyan arkadaşlarım gelsin, buralarda hem akademik hem pratik çıktı yapsın, eğitim alsınlar." dedi.
Karagöz, OMÜ'de kurulması planlanan yapay zekaya dayalı otonom çiftliğin eğitim, üretim ve teknoloji geliştirme merkezi olarak tasarlandığını belirterek, burada gençlere sertifikalı eğitim verilmesinin amaçlandığını anlattı.
Samsun'da kurulacak otonom çiftlikte üretim tarafında, "Ben bunun eğitimini almak istiyorum." diyenlere sertifikalı eğitim verileceğini aktaran Karagöz, şunları kaydetti:
"Bu sertifikalı eğitimlerin neticesinde de teknik olarak yeterliliğe sahip arkadaşlarımızı fonların karşısına çıkaracağız. Vakıf olarak bizim işimiz eğitmek, donatmak. Türkiye, süt ve hayvancılık üretiminde ölçek ve verimlilik artışına ihtiyaç duyuyor. Gençlerin yapay zekaya dayalı otonom çiftliklerde üretime katılmasını hedefliyoruz. İstiyoruz ki Türkiye'nin sadece süt hayvancılığındaki yükünü yapay zekaya dayalı otonom çiftliklerle üç hayvan, beş hayvan bakmak yerine bir ölçek kazandıralım, verimlilik kazandıralım. İnek başına 2 ton süt almak yerine inek başına 10 ton süt alalım. Bunu 50-75 baş ortalama hayvanı olan, yapay zekaya dayalı otonom çiftliklerde Türk mühendislerinin geliştirdiği sistemlerle, birbiriyle konuşan makinelerle buradaki kardeşlerimiz yapacak. Bunu sağım robotuyla, görüntü işleme sistemiyle, akıllı tasma sistemleriyle, buzağı besleme sistemleriyle, genetik ıslah çalışmalarıyla yapacak."
TÜME'nin genç girişimcilere yönelik destek hedefleriyle ilgili bilgi veren Karagöz, "Türkiye'nin süt yükünü çekmek için 40 bin işletmede dişi sperma kullanmak suretiyle yılda bir milyon civarında gebe düve ihracatını sağlayacak 40 bin girişimci gence ihtiyacımız var. Bu sene TÜME olarak, TEKNOFEST'in tarım teknolojileri paydaşı olarak 40 gencimizi destekleyeceğiz. Önümüzdeki sene 400 gencimizi destekleyeceğiz. Bir sonraki sene de 4 bin gencimizi destekleyeceğiz." diye konuştu.
OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın ise tarım ve hayvancılığın modern dünyada yalnızca sektörel bir alan olmadığını, gıda zincirlerinin devletlerin milli güvenlik stratejilerinin merkezinde yer aldığını söyledi.
Artan dünya nüfusu karşısında geleneksel üretim yöntemlerinin yetersiz kaldığını vurgulayan Aydın, "Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak bizler, şehrimizin gelişimine katkı sağlayacak alanlara dair planlama, yapılanma ve uygulama süreçlerine rehberlik etmeyi akademik bir sorumluluk olarak değerlendirmekteyiz." dedi.
TEKNOFEST tarım girişimcisi Mustafa Aslan da hayvancılık alanındaki deneyimlerini ve teknoloji odaklı üretim hedeflerini paylaştı.
Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.



Comments
…Loading comments…