Bilal Erdoğan, Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) tarafından Halep'te düzenlenen "Ortak Akıl Buluşması" programında konuştu. Erdoğan, Suriye'nin güçlü bir ülke ve Türkiye'nin kardeş komşusu olmasının, sadece Suriye'nin değil, insanlık vicdanının da bir başarısı olacağını söyledi.
8 Aralık 2025'ten bu yana "Suriye için ne yapabiliriz" anlayışıyla çalıştıklarını belirten Erdoğan, ziyaretin Türkiye'nin Halep'e olan dostluk elinin daha hızlı ulaşmasına ve daha güzel işler yapılmasına vesile olacağını ifade etti. Erdoğan, "Bizim Suriye ile kardeşliğimiz başka şeye benzemez. Böyle lafta, protokolde, diplomaside olan kardeşlikten bahsetmiyoruz. Biz burada kendimizi gerçekten evimizde hissediyoruz. Biz burada kendimizi İstanbul'dan çıkıp Bursa'ya gitmiş kadar yakın bir belde de hissediyoruz. Biz aynı hissi İstanbul'dan çıkıp Üsküp'e gittiğimizde hissederiz. İstanbul'dan çıkıp Saraybosna'ya gittiğimizde hissederiz. İstanbul'dan çıkıp Konya'ya, İstanbul'dan çıkıp Semerkant'a, Buhara'ya, Bakü'ye gittiğimizde hissederiz. Çünkü bizim beraber çarpan kalplerimiz var. Çünkü bizim başkalarının anlamayacağı bir gönül coğrafyamız var kalbimizde ateşi yanan. Onun için biz istiyoruz ki bugün dünyanın bu karanlık zamanında dünya savaşı mı başlayacak. Başka nerede soykırım patlak verecek? Başka nerede ne zulümler devam edecek. Devam eden savaşlar, devam eden zulümler, devam eden soykırımlar ne zaman bitecek belli olmayan bu karanlık dünyada biz hala insanlık vicdanına ittifakının mümkün olduğuna inanıyoruz. Ve elbet Allah'ın inayetiyle galip geleceğine inanıyoruz." dedi.
Uluslararası Demokratlar Birliği'nin gönül meşalesini ve muhabbet ışığını aydınlık tutan insanların bir araya geldiği bir birlik olduğunu aktaran Erdoğan, Türkiye'nin dünyanın merkez ülkelerinden biri olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin 21. yüzyıla damga vuran ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Dünyada bu büyük güç rekabetleri sürerken eğer bir medeniyet nöbetinin devri gerçekleşecekse Türkiye'nin nerede durduğu bu transformasyonda, bu önemli dönüşümde çok önemli rol oynayacaktır. Onun için Türkiye sadece kendisinin güçlenmesi değil, Türkiye ile birlikte bu insanlık vicdanı ittifakına üye bütün kardeş ülkelerin bütün gönül coğrafyamızın mensuplarının da müreffeh, istikrarlı, huzurlu, güçlü olması için çalışmak zorundadır. Onun için Uluslararası Demokratlar Birliği sadece dünyadaki Türk diasporasının bir kuruluşu değildir. Aynı zamanda bütün gönül coğrafyamızın da yanında yer alacak, onları cesaretlendirecek, onların daha iyi eğitim almasını, onların ticarette daha müessir olmasını, onların yaşadıkları ülkelerin siyasetinde daha yüksek konumlara yükselmesini organize edecek, destekleyecek, teşvik edecek dünyadaki yegane sivil toplum kuruluşudur. Onun için Uluslararası Demokratlar Birliği'nin çok büyük bir görevi var. Bu görev sadece Türkiye'yi ilgilendirmiyor. Bu görev sadece bulundukları ülkeleri ilgilendirmiyor. Bu görev, bu karanlık yola girmiş dünyanın bir aydınlığa yeniden yol alabilmesini ilgilendiriyor."
Yaklaşık 3 yıldır yılın ilk sabahında İstanbul'daki merkezi yerlerde Gazze, Filistin, Kudüs, Mescid-i Aksa için bir araya geldiklerini dile getiren Erdoğan, insanlığa uyanış çağrısı yaptıklarını söyledi.
Türkiye'nin sonuna kadar Suriye'ye destek vereceğini vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye, Suriyeli kardeşlerimizin zor zamanında kardeşlik istedikleri zaman kardeşlik elini uzattı. Elinden gelen desteği gösterdi. İçeride muhalefetin her türlü çirkefliğine rağmen Cumhurbaşkanımız seçime iki gün kala televizyonda 'biz onlara muhacirler gözüyle bakıyoruz, onlara ensar olmak zorunda olduğumuza inanıyoruz. Biz kardeşliğin gereğini yapıyoruz.' dediği zaman ben kameranın arkasındaydım. Danışmanların nasıl tedirgin olduğunu gördüm. Ama Cumhurbaşkanımız bütün siyasi hayatı boyunca 'siyasetin tek limanı ahlaktır' anlayışıyla yürüdüğü için her zaman doğrunun yanında olmaya devam etti, doğrunun yanında durmaya devam edeceğiz. Ve inşallah Cumhurbaşkanımızın bu onurlu duruşu, bu insanlık vicdanını adeta temsil eden duruş bütün Türk milletine, bütün gönül coğrafyamıza, bütün inanan insanlara, bütün mazlumlara örnek olacak, umut olacak ve Allah'ın izniyle yeniden adil bir dünyanın mümkün olduğuna işaret olacaktır."
Diğer konuşmacılar
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Zafer Sırakaya, "Halep büyük bir zulmün imtihanından geçti. Bütün süreç içinde bu karanlık dönemde Türkiye, AK Parti hareketi daima Suriye'nin yanında oldu ve olmaya devam edecektir. Suriye'de bugün bir dirilişin bir uyanışın bir kalkışın iradesine şahitlik ediyoruz. Bizler aynı tarihin çocuklarıyız. Aynı kıblenin müminleriniz." dedi.
Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, savaşta büyük acılar yaşayan Halep'in zaferin de başladığı yer olduğunu, o zaman olduğu gibi şimdi de kardeşlerinin yanında olduklarını ifade etti. Yılmaz, "Türkiye, Suriye ve Halep'in istikrarı ve güvenliği konusunda çalışıyor. Suriye'nin kalkınması Türkiye'nin kalkınmasıdır. Burada yaşanan insanlık acılarını ve yaralarını sarmak için çalışıyoruz. Suriyeli kardeşlerimizle müşterek projeler yürütüyoruz." diye konuştu.
UID Genel Başkanı Kenan Aslan, bir dönem Halep'te öğrencilik yaptığını söyledi. Halep'in yeniden ayağa kalkması için çaba gösterdiklerini ifade eden Aslan, "Gönül coğrafyasında var olup faaliyet göstermek istiyoruz. Bugün 35 ülkede varlık gösteriyoruz. Buna yeni halka eklemek için adım atıyoruz. İnşallah Halep'te 60. bölgemizi kurarak yeni adımlar atacağız. Suriye'nin yeniden ayağa kalkması için elimizden geleni yapacağız." ifadelerini kullandı.
Halep Valisi Azzam Garib, programı düzenleyen UID ekibine teşekkür etti.
Çekilen hatıra fotoğrafların ardından son bulan programda AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, AK Parti Gaziantep İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu ve diğer yetkililer hazır bulundu.




Comments
…Loading comments…