CAMİ Mİ, ANITKABİR Mİ? HERKES HAYATI BOYUNCA SAVUNDUĞU DEĞERLERLE UĞURLANSIN

Son günlerde yine tanıdık bir tartışmanın içindeyiz.

Hayatı boyunca İslam’a, Müslümanlara ve bu milletin kutsal değerlerine karşı ağır sözler söylemiş, dini hayatın kamusal alandan çekilmesini savunmuş, camiye yolu düşmemiş insanların cenazeleri camilere getiriliyor. Ardından da Müslümanlardan helallik isteniyor.

İşte benim dikkat çekmek istediğim husus budur.

Bir insanın ölümünden sonra yapılan tören, aslında onun hayatının son özetidir. Bu nedenle insan ister istemez şu soruyu soruyor:

Hayatı boyunca camiyle, cemaatle ve dinî değerlerle ilgisi olmayan; hatta zaman zaman bunları küçümseyen insanların cenazeleri neden camilerden kaldırılıyor?

Bir insanın dünya görüşü neyse, son yolculuğunun da ona uygun olması gerekmez mi?

Eğer bir kişi hayatı boyunca dine mesafeli durmuş, İslamî değerlere karşı mücadele etmiş, kendisini dinî bir kimlikle değil ideolojik bir kimlikle tanımlamışsa; ölümünden sonra cami üzerinden uğurlanmasında bir çelişki yok mudur?

Daha da önemlisi, yıllarca Kemalizmi savunan, dini kamusal hayattan uzaklaştırmayı ilericilik olarak gören, referansını vahiyden değil ideolojiden alan insanların cenazeleri neden mutlaka camiden kaldırılmak isteniyor?

Madem ki hayatları boyunca referansları cami değil ideoloji olmuştur, o hâlde son yolculuklarında da kendi sembolleriyle uğurlanmaları daha tutarlı olmaz mı?

Bugün birçok insan, Müslümanların inançlarına hakaret etmiş kişilerin cenazelerinde yapılan “haklarınızı helal ediyor musunuz?” çağrısını yadırgamaktadır. Çünkü helallik, karşılıklı bir hukuk meselesidir. İnsanlar da doğal olarak şu soruyu sormaktadır:

Hayatı boyunca inançlı insanları küçümseyen, başörtülüleri aşağılayan, dinî değerlere saldıran bir kişi, öldükten sonra neden Müslümanların sahip çıktığı bir dinî törenle uğurlanmaktadır?

Bu nedenle bir teklifim var:

Kendilerini Kemalist olarak tanımlayan, dinî değerlere mesafeli duran ve hayatları boyunca bu çizgide yaşayan insanların cenazeleri camilerden değil, Anıtkabir’den kaldırılsın.

Böylece herkes, hayatta savunduğu değerlerle uyumlu bir şekilde son yolculuğuna uğurlanmış olur.

En azından söz ile hayat, iddia ile tercih, dünya görüşü ile son yolculuk arasında bir tutarlılık sağlanmış olur.

Teklifimdir.

Rüştü KAM