Futbol müsabakalarına gidebilmenin zorluğu ve hatta biletlerin fahiş rakamlarla satışa sunulduğu bir futbol Dünya şampiyonasının başlamasına çok az bir zaman kaldı! Ne var ki FİFA’ya ilişkin olumsuz, haklı tartışmaların yanı sıra profesyonel futbol sporunun nerelere geldiğini acımasız bir şekilde gözlemlemeye devam ediyoruz. Öncelikle yoğun dedikodu ve eleştirilere maruz kalan bir dünya şampiyonası izleyeceğimize şahit olmaktayız.
Dünya futbol şampiyonaları (özellikle FIFA Dünya Kupası gibi büyük organizasyonlar) sporun gelişimine katkı sağlasa da bazı olumsuz yönleri de bulunmaktadır ve biz spor bilimcilerinin bu olumsuzlukları görmeme gibi bir lüksümüzün olamaması gerekir! Bu olumsuzlukları sıralayacak olursak;
Yüksek ekonomik maliyet; Ev sahibi ülkelerin stadyum, ulaşım ve altyapı için milyarlarca dolar harcama yapmaları, Turnuva sonrasında bazı tesisler yeterince kullanılmaması ve “atıl yatırım” haline gelmesi, tabi tüm bunların dışında harcamalarını karşılayabilmek için bilet fiyatlarının da uçuk boyutta olması?
Bazı ülkeler organizasyonu uluslararası imajlarını güçlendirmek için kullanıyor olması, bu bağlamda sporun siyasetten bağımsız kalmasını çoğu zaman zorlaşmaktadır! Yani sporun dolayısı ile Futbolun politikaya alet edilmesi!
Güvenlik ve taraftar olayları; Holiganizm, taraftar çatışmaları ve kamu düzeni sorunlarının daha öncede yaşandığı gibi bu şampiyonada da her ihtimalle yaşanabilir olması, özellikle büyük kalabalıklar nedeniyle güvenlik risklerinin artması! Dolayısı ile tatsız olayların olma olasılığının artması, Çevre ve iklim etkilerine gelince: Stadyum inşaatları ve uluslararası seyahatlerin mesafe olarak çok uzak olması ki bu turnuvada ülkeler bir maç için 5-6 bin km gidip gelmeleri söz konusu olacaktır! Bu durum çevreciler için istenmeyendir.
Spor eğitimi açısından değerlendirme yapacak olursak; Antrenörler ve eğitimciler için önemli olan, Dünya Kupası’nın sadece sonuç odaklı değil; fair play, kültürel etkileşim, takım çalışması ve uluslararası dostluk gibi olumlu değerleriyle birlikte ele alınabilir olmasının sağlanması! Böylece hem sporcular hem de taraftarlar hem başarıyı hem de sporun etik yönünü öğrenme şansını yakalayabilecektir!
26. Dünya Kupası’nın başlıca favorilerine gelince; İspanya, genç ve yetenekli kadroya sahip ve son yıllardaki Avrupa başarıları nedeniyle birçok kişi tarafından birinci sırada gösterilmektedir, ne var ki Fransa, çok geniş bir oyuncu havuzuna sahip olması nedeniyle şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olarak görülebilir.
Daha önceki şampiyonalarda aldıkları başarılar düşünüldüğünde Arjantin, İngiltere, Brezilya her zaman favori ülkeler arasında yer alsalar da! Futbol sporunun sürprizlerle dolu bir oyun olduğunu ve bu bağlamda; Sürpriz yapabilecek ve de hiç tahmin edemeyeceğimiz takımların varlığı yok sayılamaz, bunların başında kuşkusuz Portekiz, Almanya, Hollanda, Norveç düşünülebilir. Ancak yine de tekrar etmekte yarar görüyorum ‘’Futbol sürprizlerle dolu bir oyundur’’ ve turnuvaya katılan her ülkenin (ilk elemeleri geçmeleri koşulu ile) şanslarının eşit olduğunu söyleyebilirim.
Ülkemizin bu dünya şampiyonasına yıllar sonra katılabilme şansını yakalamış olması bizleri son derece mutlu etmiştir. Ulusal takımı oluşturan futbolcular ve dolayısı ile Ulusal takımımızı çalıştırıcısı İtalyan hocamız Montella! Bu günlerde görsel ve yazılı medyada farklı biçimde tartışılır olması oldukça üzücüdür; bana göre ülkemizde antrenör yokmuş gibi neden bir İtalyan Antrenör ulusal futbol takımımızın başında? Tartışmalarını yadırgıyor bu antrenörün kadro yaparken neden x adam yerine y adamı aldı gibi tartışmalar bana göre artık çok geç ve gereksiz eleştiriler olduğunu düşünüyorum. Montella bu takımın başındadır ve bu saatten sonra onu eleştirmek bizlere hiçbir şey kazandırmaz!
Bunun yerine kendimize şu soruyu sorsak daha yerinde olmaz mı? Bu ülkenin Futbol Federasyonunu antrenör yetiştirme sorunumu var? Bu federasyonun antrenörlerine veremediği eğitimi ve daha da acı olanı binlerce antrenörün lisanları iptal olmasın diye bunca paralar ödemeleri kimin işine yarıyor? Antrenörlerimizin bir sezon boyunca hiçbir takım çalıştırmadan boş boş oturmalarının nedenleri nereden kaynaklanıyor? Bence eleştiri yapacağımıza bu konularla ilgili tartışsak daha doğru bir yaklaşım olmaz mı? Federasyonun bu konuda neler yapması gerektiğini zamanı gelince ayrıca tartışabiliriz! Ancak bu saatten sonra dünya şampiyonasına konsantre olmamız, zevk alarak izlememiz Montella ve ekibine destek vermemiz gerekir diye düşünüyorum.
Şu anda yapabileceğimiz en olumlu şey bu olmalı diye düşünüyorum. Son olarak milli takımımıza bu şampiyonada başarılar diliyor alınacak sonuçlarla ilgili olarak eleştiri hakkımı sonraya bırakıyor herkese saygılarımı sunuyorum.
Prof. Dr. Seyhan HASIRCI





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…